Borsa: Hırs İyidir

80’li yıllarda İngiltere’de Thatcher ve ABD’de Reagan’nın iktidar gelmesi ile başta batı dünyasında peşi sıra diğer ülkelerde neoliberal politikalar uygulamaya konulur. Bu dönem bankacılık, finans ve sermaye piyasalarının globalleştiği, ekonomik büyüme ve kazancın baştacı edilerek risklerin görmezden gelindiği ve finansal denetimlerin iyice zayıfladığı bir dönem olmuştur.

Bu yıllarda New York merkezli  finans sektöründe, yüksek ücretlerle çalışan genç, beyaz yakalı yeni bir sınıf türer. Wall Street(Borsa) filmi “yuppie” diye adlandırılan kariyer düşkünü, yoğun çalışma heveslisi ve lüks tüketim bağımlısı bu gençlerin hayatını mercek altına alır. Yuppie’lerin zirvede kalma ve daha fazla para kazanma adına, bilgi sızdırma, ihanet, spekülasyon ve manipülasyon dahil her türlü suça bulaştıkları, büyük paraları anlık kazanıp kaybettikleri, gergin ve stresli yaşamlarını odağına alır.

Filmin senaristi ve yönetmeni Oliver Stone’nun babası yahudi asıllı bir borsacı olduğundan filmin pratik gözlemlerden ve yaşanmışlıktan güç alan gerçekliği hayli beğenilmiştir. Finans sektöründe gerilimin ve zihinsel şiddetin bir yaşam biçimi olarak varlığını sürdürdüğünü belirten yönetmenin, bir mafya babasının şiddetle yoğrulmuş, gergin ve  hızla yükselen hayatını senaryolaştırdığı ünlü Scarface filmi esnasında Wall Street filmini çekmeye karar verdiğini belirtmesi de iki iş sahası arasında kurulan analojiden ötürü hayli ilginçtir.

Filmin 1929 Büyük Buhran’dan sonra ABD tarihinin en büyük borsa çöküşüne denk gelen gösterimi, filme büyük bir sükse kazandırmıştır.

Michael Douglas; piyasa değerinin altında işlem gören firmalara çullanan, çalışanlarını tasfiye eden ve........

© Mardin Life