menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GAZZE VE FİLİSTİN: VİCDANIN SUSTUĞU YERDE İNSANLIK ÇÖKER

13 0
02.04.2026

GAZZE VE FİLİSTİN: VİCDANIN SUSTUĞU YERDE İNSANLIK ÇÖKER

GAZZE VE FİLİSTİN: VİCDANIN SUSTUĞU YERDE İNSANLIK ÇÖKER

Bazı cümleler vardır; sadece okunmaz, insanın içine çöker. Bazı gerçekler vardır; sadece bilinmez, insanın uykularını kaçırır. Ve bazı coğrafyalar vardır; artık sadece bir yer değildir, bir utancın adı olur. Bugün Gazze ve Filistin, tam da böyle bir yer… İnsanlığın sustuğu, vicdanın gömüldüğü yer.

“İsrail, Filistinli esirler için idam yasasını kabul etti. 90 gün içinde uygulanacak! 10 binlerce masum Filistinli esir! 400’ün üzerinde çocuk var! Masumlar şehit edilirken, susmayın! Ve her daim gündemde tutun. İnsanlık gözlerini kapattı ve vicdanın mezarı Gazze ve Filistin oldu.”

Bu sözler sadece bir bilgi değil… Bu, insanlığın aynaya bakması için tutulmuş bir ışık. Ama ne yazık ki o aynaya bakacak cesareti bulamayan milyonlar var.

Bugün dünyanın en büyük krizi, savaşlar değil. En büyük kriz, duyarsızlık. Çünkü bir yerde çocuklar ölüyorsa ve başka bir yerde insanlar hayatlarına hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorsa, orada sadece adalet değil, insanlık da ölmüştür.

Filistin’de esir edilen on binler…İçlerinde çocuklar…

Henüz hayatın ne olduğunu bile tam anlamamış, oyuncakla tanışması gerekirken beton duvarlarla tanışan çocuklar…

Bir çocuğun suçu ne olabilir?Bir çocuğun “tehdit” olarak görülmesi hangi vicdana sığar?

Cevap basit ama ağır:

Bu artık bir güvenlik meselesi değil, bu bir insanlık meselesidir.

Sessizlik bazen tarafsızlık değildir.Sessizlik çoğu zaman zalimin yanında durmaktır.

Bugün susan herkes, yarın bu suskunluğun yükünü taşıyacaktır. Çünkü tarih sadece zalimleri değil, sessiz kalanları da yazar. Ve bazen en ağır yargı, hiçbir şey yapmayanlar için verilir.

Bir toplumun çöküşü, bombalarla başlamaz.Bir toplumun çöküşü, insanların kalbinin taşlaşmasıyla başlar.

Gazze’de yıkılan sadece binalar değil…Orada her gün biraz daha insanlığın anlamı yıkılıyor.

Bir söz, bir paylaşım, bir farkındalık…Bunlar küçük gibi görünür ama sessizliğin duvarlarını çatlatan ilk darbeler hep böyle başlar.

Unutmayalım:Zalimler güçlerinden değil, insanların suskunluğundan beslenir.

Ve yine unutmayalım:Bir gün herkes kendi vicdanının karşısına çıkacak.Orada ne makam, ne güç, ne de kalabalıklar olacak.Sadece bir soru yankılanacak:

“Sen, o gün sustun mu?”

Eğer bu soruya verecek bir cevabımız olsun istiyorsak, bugün konuşmalıyız.Bugün hatırlatmalıyız.Bugün gündemde tutmalıyız.

Çünkü bazı yaralar zamanla geçmez…Bazı yaralar, unutuldukça derinleşir.

Ve biz unutursak…İnsanlık bir daha asla kendini affedemez.


© Mardin Life