menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KIRILAN PUSULAMIZ

9 0
monday

İslam'ın altın çağında yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı Farabi (870-950) “cahil şehirler” tanımlamasıyla devlet çöküşünü açıklar. Aklın yerini tutkular aldığında kaos başlar. Çöküş çoğu zaman dış saldırıdan değil iç “aklın” dağılmasından gelir. Bugün coğrafyamızda görülen milisler, meşruiyet krizi, sürekli kaos hali, Farabi’nin tarif ettiği erdemsiz şehirlerin güncel izdüşümüdür. Bu nedenle Farabi, geçmişe ait bir isim değil; devlet, istihbarat ve liderlik tartışmalarında hâlâ yaşayan bir referanstır.

Farabi, siyasal düşüncenin laikleştirilmesini savunan ve ahlaka karşı menfaati önceleyen İtalyan filozof Machiavelli’den (1469-1527) önce bu coğrafyada devlet aklını sistematik yapıya dökmüştür. Farabi'ye göre, erdemli şehir bir ütopya değil, olması gereken sosyal bir gerçekliktir. Akıl, erdem ve hikmet sahibi olmak liderliğin olmazsa olmaz özellikleridir. Farabi’ye göre ahlak, siyaset ve ortak yaşamdan kopamaz. Gücü merkeze alırken, ahlakı dışlamaz.

Güç, akıl ve erdemin bir arada olması medeniyetin odağıdır. Farabi’nin temel felsefesine göre devlet yalnızca güvenlik sağlayan bir aygıt değildir. Devlet insanı kemâle ulaştırmak için vardır. Güç, bu amaca hizmet ettiği ölçüde meşrudur.

Eskiden film ve dizilerde mesajlar, izleyiciye sorgulama imkânı tanımamak için eşik altı (subliminal) olarak verilirdi. Duygusal farkındalık böylece törpüleniyordu. Aile otoritesini sarsarak otokontrol mekanizması devre dışı bırakılmaya çalışılıyordu.

Maalesef bu cüret nereden geliyorsa, günümüzde toplumun değer yargıları, örfü, töresi ve toplumu ayakta tutan değerler açıkça hedef alınmaktadır. Reyting ve çıkar uğruna her şeyin merkeze alındığı........

© Mardin Life