Küvetteki Aynı Su
Paris’te okurken, doktora yapan bir arkadaşım bana üniversite yemekhanesi’nde yemek ısmarladı. Arkadaşım yemek yerken birden, “Sende yemek yiyoruz” dedi. Ben de anlamadım ve “yemeği sen ısmarladın ya!” dedim. Arkadaş gülerek ve yemin ederek, aynı cümleyi söyledi. Benim ısrarla yemeği sen ısmarladın sözüme karşılık, nihayet amacını açıkladı ve “pencereden aşağı bakar mısın? Sen (Seine) nehrinin üzerindeyiz” dedi. Hakikaten pencereden baktığımda, Sen (Seine) nehrinin üzerinde yemek yiyorduk. Çünkü yemekhanenin Sen (Saint) nehrinin üzerinde uzantısı vardı.
Bu Sen (Seine)) nehri, bana hep İslâm medeniyetini hatırlatır. Fransızların dünyaya övündükleri Versay sarayında bir hamam yoktur. Ortaçağda, Paris’te oturan bir Fransız, sabahleyin kalktığı zaman, evinde bir abdesthane olmadığı için, oturağa yaptığı pislik ile içme suyu şişesini beraberinde Sen (Seine) nehrine götürür, o nehirden evvela içmek için su alır. Sonra pisliğini nehre dökerdi. Bu satırlar “İçme Suyu” (L’Eau Potable) adlı adlı bir Fransızın kitabında aynen yazılıdır. Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul’a gelen bir Alman........
