Camilerin de Dili ve Hatıraları Vardır
Ecdadımızın inşa ettiği camilere daha girmeden mevtaların medfûn olduğu hazîreler vardır. O hazîrelerden geçerken en azından bir fatiha okuyup, orada yatanlara bağışlamak ne güzel bir hediye takdimidir. İkincisi cami haziresinin beş vakit ölümü bizzat hatırlatmasıdır. “Ey insan! Burada yatanlar da senin gibi ne büyük ideallere sahipti. Fakat beklenmedik bir yaşta Azrail aleyhisselam geldi ve ruhunu kabzetti. Dünya ile olan bütün ilişkileri sona erdi” diyerek, cami cemaatını gafletten uyandırmasıdır.
Diğer taraftan cami cemaatı sözkonusu cami içinde tezyinat olarak duvarları süsleyen Allahü teâla, peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, Hazret-i Ebûbekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman ve Hazret-i Ali’nin mübarek isimleri ile Kelime-i tevhîd (Lâ ilâhe illallah) ve Âyete’l-kürsî gibi Kur’ân-ı kerimden kısımlar görülmekte ve otomatikmen göz, dil ve kalp bağlantı kurarak zikir atmosferine girmekteydi.
Ne yazık ki günümüzde astronomik rakamlara bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yukarıdaki özelliklerden mahrum dört duvardan ibaret kutu gibi estetiksiz camiler yapılmaktadır. Daha önemlisi de adeta şiilerin........
