Tarihe Kazınan Acı Gerçekler

Bir önceki yazımdan hatırlayacağınız üzere, Kahramanmaraş Balkan Türkleri Temsilcisi Selçuk Kurtsatar, 1912 - 1923 yılları arasında, Batı Trakya'da ve özellikle de Selanik'te, yoğun bir göç hareketi gerçekleştiğini; bu göç hareketinin ise, bir ulusun küllerinden yeniden doğarken evlatlarının ödediği en ağır bedellerden biri olduğunu ifade etmişti.

Selçuk Kurtsatar, taarruza katiyen geçilmeden, hiçbir karşılık verilmeden, 1912 yılında, Selanik'in Yunan Kuvvetleri'ne teslim edilmesiyle, yüz binlerce Türk ve Müslüman için kıyametin başladığı ifadesinde bulunmuştu. Kurtsatar, böyle bir durum karşısında, bölge halkının göç etmek zorunda kaldığını; bu zorunlu göçün ise, dünya tarihinin kaydettiği en büyük, en trajik kitlesel göçlerden birini tetiklediğini vurgulamıştı.

Ölüm yürüyüşüne dönüşen bu yolculukta, gemilerle Anadolu'ya göç etmeye çalışanların insanlık dışı koşullarda, hayatta kalma savaşı verdikleri açıklamasında bulunan Kurtsatar, muhacirlerin iyi veya kötü olarak fişlendiklerine; kötü olarak damgalananların ise, mezbahanelerde vahşice kesildiklerine, işkenceyle katlediklerine değinmişti.

Bu dehşetten can havliyle uzaklaşabilenlerin Selanik Limanı'na sığınmaları üzerine, limanda büyük bir insani krizle karşılaşıldığı açıklamasında bulunan Kurtsatar, Selanik Limanı'nın Anadolu'ya açılan en büyük tahliye kapısına dönüştüğünü ve limandaki on binlerce kişiye yönelik........

© Maraş Gündem