Bir Köprünün Vandalizm Tanıklığı
Öncelikle, Vandalizm nedir? Kamu veya özel yapıların kasıtlı olarak zarar görmesidir veya tümüyle yok edilmesidir.
Vandallar, antik bir Cermen halkıdır ve Aydınlanma Dönemi’nde Roma idealize edilirken, yıkımından sorumlu tutulmuşlardır.
Vandalizm terimini 1794 yılında, Piskopos Grégoire, sanat eserlerinin yok edilmesini tanımlamak amacıyla ortaya atmıştır. Dahası, Avrupa’da hızla benimsenen bu terim, Vandalların yıkım eğilimli barbar oldukları fikrini popülerleştirmiştir.
Bu bağlamda, bir anıtın yok edilmesi olarak, Vandalizm yalnızca tarihe saygı duyan bir kültürde anlam kazanabilir.
Varlığın ve Bütünlüğün Sembolü
Yanardagh Devlet Tarihi Kültürel ve Doğa Koruma Alanı Rehberi Sadıqa Elburusqızı Hamzazade, 21 Ocak 2026 tarihinde, Azpress Gazetesi’nde yayınlanan Ermeni Vandalizminin Canlı Tanıklığı başlıklı araştırma yazısında, Hudaferin Köprüsü’nün Azerbaycan halkının tarihi hafızasında silinmez izler bıraktığını vurgulamaktadır. Buna istinaden, Hudaferin Köprüsü’nün Azerbaycan halkının tarihi anıtlarından biri kabul edildiğini; manevi bir zenginlik olarak değerlendirildiğini; dahası, Azerbaycan halkının varlığının ve bütünlüğünün sembolü olduğunu ifade etmektedir.
Hamzazade, bu köprünün dünya mimarisinin en nadir incilerinden biri olduğu ve Araz Nehri üzerinde görkemli bir şekilde yükseldiği iddiasında bulunmaktadır. Köprünün ayriyeten, uluslararası ticari ilişkilerin gelişmesinde de olağanüstü bir rol oynadığını kaydetmektedir.
Hudaferin Köprüsü’nün inşası hakkında kaynaklarda çeşitli görüşlerin yer aldığını belirten ve köprünün inşasına ilişkin Azerbaycan Tarihi kitabına atıfta bulunan Hamzazade, 21 Ocak 2026 tarihli makalesinde, Azerbaycan Tarihi kitabının ikinci cildinden şu şekilde alıntı yapmaktadır: “Hudaferin Köprüsü, Ahameniş İmparatorluğu Dönemi’nde, ahşaptan; Eldaniniz İmparatorluğu Dönemi’nde ise, tuğlayla yapılmıştır.”
Hamzazade, tarihi kaynaklardan edindiği bilgiyi okurlarıyla şu şekilde paylaşmaktadır:
“İranlı Tarihçi Hamdullah Kazvini, eserlerinde köprünün isminin Farsça’da “Allah tarafından yaratılmış” ve “Allah’a hoş geldin” anlamına gelen “Khuda-Aferin” olduğunu yazmaktadır. Buna ilaveten, Kazvini, Hudaferin Köprüsü’nü Hazreti Muhammed’in yakın arkadaşı Bakrİbn Abdullah’ın inşa ettiğini belirtmektedir.”
Ne var ki; 1930’lu yıllarda, Kuzey ve Güney Azerbaycan arasındaki tüm iletişimi kesmek maksadıyla, Sovyetler Birliği’nin ve İran’ın ortak kararıyla, Hudaferin Köprüsü’nün bir kısmı yıkılmıştır.
Sadıqa Elburusqızı Hamzazade, coğrafi konumu, doğası, yeraltı ve yerüstü doğal kaynakları nedeniyle Azerbaycan topraklarının düşmanın her zaman hedefi olduğuna ilişkin serzenişte bulunmaktadır ve bu düşmanın komşuları Ermeni ayrılıkçılar olduğunu kaydetmektedir.
Tarih boyunca, özellikle Türk milletine yönelik Ermeni aldatmacasına, Ermeni saldırganlığına, Ermeni ihanetine, Ermeni zulmüne ve nefretine Azerbaycan halkının defalarca şahit olduğunu ve bu nefretin acısını Azerbaycan halkının her zaman tattığını vurgulayan........
