Şükür Gerekmez mi?
Dünyada ekonomi ne durumda?
Bütün bunlara rağmen, “Allah’a çok şükür, bugün bir ekmek yiyoruz.” demek gerekmez mi?
Biz galiba şükretmeyi unuttuk!
Dünya ekonomisi zor bir dönemden geçiyor. Bir tarafta yüksek enflasyon, diğer tarafta yüksek faizler… Savaşlar, enerji fiyatları, artan devlet borçları ve küresel belirsizlikler bütün ekonomileri zorluyor.
Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Türkiye’ye kadar bütün ülkeler aynı soruyla karşı karşıya:
Enflasyonu nasıl düşürürken ekonomiyi nasıl büyüteceğiz?
Merkez bankaları enflasyonu kontrol altına almak için faizleri yükseltiyor. Ancak yüksek faiz bu kez yatırımı, tüketimi ve üretimi yavaşlatıyor. Kredi maliyetleri artıyor, şirketler yatırım kararlarını erteliyor, vatandaşın borçlanması zorlaşıyor.
Yani ekonomide bir kısır döngü oluşuyor:
Enflasyonu düşürmek için faiz artırılıyor, faiz artınca ekonomi yavaşlıyor.
Türkiye açısından tablo daha da hassas.
Yüksek enflasyon vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkiliyor. Market fiyatlarından kiralara, akaryakıttan enerjiye kadar temel ihtiyaçların maliyeti yükseliyor.
Vatandaşın en büyük sorunu artık sadece “Enflasyon kaç?” sorusu değil; maaşının ve gelirinin ay sonunda ne kadar değer kaybettiği.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüksek faiz politikası, enflasyonu düşürmek açısından önemli. Ancak yalnızca faiz artırarak ekonomik sorunları çözmek mümkün değil.
Türkiye’nin aynı zamanda üretmesi, yatırım yapması, ihracatını artırması,........
