We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Odundan Merdivenler

1 0 21
02.09.2021

Çeşmeden akan buz gibi suyun altında ellerini keyiflendirirken yüzünü de nasiplendirir bu serinlikten. Su tenini serin serin okşadıkça keyiflenir. Derin bir nefes çeker ellerini iki yana devirip gerile gerile... Tam bu sırada gözü çeşmenin yanındaki meyve ağacına takılır. Etrafına bakar, dikkat kesilir. Meyve ağacının bir sahibi yok gibiydi. Belliki çeşmeyi oraya yaptıranın bir ikramıydı bu meyve ağacı. Yine de tereddüt eder. Durur, düşünür biraz. Çekimser adımlarla yaklaşır meyve ağacına. Bir de bakar ki ağacın dibinde bir merdiven. Çekimser adımlarının üstüne tebessümlerinin gölgesi düşer. Mutlu olur içten içe.

Adam bir heves meyve ağacının dibinde duran merdiveni alır, tam ağaca yaslayıp çıkacakken merdiven dile gelir.

"Hey! Dur bakalım. Sen kimden izin aldın bu ağaca çıkmak için?

Bana sordun mu?"

Adam neye uğradığını şaşırır. Merdivenin dile gelip konuşması onu şaşkına çevirir. Ne boşlukta kalan diğer ayağını ikinci basamağa götürebiliyor ne de geriye adımlayıp yere basabiliyordu. Öylece kalakalır ilk basamakta.

Merdiven: "Çabuk in üzerinden." deyip adamı üzerinden atar. Adam yerde ve adam şaşkın!

"Sen biliyor musun bugün kaç kişiyi çıkardım şu ağaca? Zaten ben de olmasam kim nasıl yiyecek şu meyveden?" diye böbürlenip yakınırken adam ilk şaşkınlığını üzerinden atar. Evet, karşısında konuşan bir merdiven vardı. Merdiven sesini yükselterek devam eder: "Bugün çok yoruldum ben. Git, sonra gel ye! Bana dokunma."

Merdiven nasıl konuşurdu. Hadi konuştu, nasıl böyle konuşurdu. Çünkü o merdivendi. İşi buydu. Adamın şaşkınlığının üstüne bir de kendi........

© Maraş Ana Haber


Get it on Google Play