We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kendini Kurtaran Şehir-4 Abdal Halil Ağa Kadar Haysiyetli Olamaz Mısınız?

2 0 4
13.02.2020

Fotoğrafta elinde davulla gördüğünüz Abdal Halil Ağa milli mücadele yıllarında Maraş’ta Abdallar mahallesinde mukim abdalların reisi durumundadır. Çok iyi davul çalarmış

Abdallar yaygın kanaatin aksine roman veya Çingene değildirler. Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya akın akın gelen Türk boylarındandırlar. Geçimlerini düğünlerde davul, zurna vs. müzik aletleri çalarak ve yanık türküler söyleyerek sağlamaya çalışırlar. Yaptıkları bu işin adına ‘Gamberlik’ denir. Gamber, gam dağıtan,neşe veren demektir. Onun içindir ki halk arasında ‘Gamber’siz düğün olmaz.’ denilir. Türkmenistan’da Gamberler şeyhinin türbesi vardır.

Fransızlar, 31 Ekim 1919’da Türkiye’nin doğusunda bir Ermenistan hayali kuran küstah Ermenilerin taşkınlıkları eşliğinde Maraş’a girerken Meclis-i Mebusan’da Maraş’ı temsilen görev yapan Ermeni Hırlakyan, Abdal Halil Ağa’yı çağırarak ekibiyle birlikte Fransız askerlerini karşılamasını, bu işin karşılığında bolca bahşiş vereceğini söyler. Abdal Halil Ağa, heybetli ve vakur duruşuyla “Hayır!” anlamında başını yukarıya kaldırır. Hırlakyan ona hitaben “Ne o bahşişi az mı buldun? Teklifimi kabul edersen sana bir kese altın veririm” der. Bunun üzerine Abdal Halil Ağa Hırlakyan’ın adeta yüreğini delecek sert bakışları ve gür sesiyle;“Değil bir kese altın, şu davulun kasnağını altınla doldursan, bu tokmak bu davula gitmez. Çünkü bu bir din ve devlet bahsidir” diye haykırır.

İşte şahsiyet ve haysiyet abidesi bir insan…

Maraş Abdal’ı da Kahraman Olan Bir Şehir

29 Ağustos 2019 günü Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile Komünist Çin Halk Cumhuriyeti’nin Yiwu şehri arasında ‘Kardeş Şehir Protokolü’ imzalanmıştır. Bu protokol milli hassasiyetleri yüksek olan Kahraman şehrimizin evlatları ve yüce Türk milleti tarafından derin üzüntüyle karşılanmıştır.

Çünkü komünist Kızıl Çin’in en son 1949 yılında işgal ettiği Doğu Türkistan’ın Müslüman halkına uyguladığı kıyım, işkence ve maddi-manevi eritme yok etme politikası dünyanın gözleri önünde cereyan etmektedir.

Yüzyıl önce Maraş’ta Fransız ve Ermenilerin Maraşlılara yapmak istediği her türlü zulmü şu anda Çin Halk Cumhuriyeti Doğu Türkistanlılara uygulamaktadır.

Bütün dünya medyasına yansıyan resimlerden birisinde görüldüğü üzere, erkekleri kamplara gönderilmiş Uygur ailelerin evlerine sözde 'kardeş aile projesi gereği' yerleştirilen genç Çinli erkekler, hanımlarla aynı battaniyenin altında sırıtarak görüntü vermektedir.

Böyle bir ‘kardeşlik (!) projesi’ni dünyaya yutturmaya çalışan Komünist Çin, şimdi de Müslüman Anadolu şehirlerinde, gözüne kestirdiği stratejik önemdeki şehirlere aynı ‘kardeşlik’ kavramını kullanarak el atmış durumda ve ülkemizin ekonomik dar-boğazını fırsat bilerek güya ticari işbirliklerini geliştirme bahanesiyle “kardeş şehirler” ilan etme cihetine gitmektedir.

Şimdi İsrail’in Tel-Aviv şehri ile Kahramanmaraş’ı kardeş şehir ilan edelim denilse Türkiye’de Müslümanlar ayağa kalkarak: “Filistinli Müslümanlara bu kadar zulüm eden Siyonist İsrail’in bir şehrini nasıl kardeş şehir ilan edersiniz”’ diye haklı olarak kıyameti koparırlar.

Peki, Filistin’de yaşayanlar Müslüman da, Doğu Türkistan’daki otuz milyonluk Türk kitlesi Budist mi, Putperest mi? Yani Filistinlilerin inandığı İslam’la Doğu Türkistanlıların inandığı İslam aynı İslam değil mi? İnandıkları Allah aynı Allah değil mi? “Türk”e duyulan alerjinin sebebi........

© Maraş Ana Haber