menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HER ŞEY JEOPOLİTİK

4 0
27.01.2026

Anadolu Selçuklu Devletinin, zayıflamasına neden olan Baba’i isyanı, ikinci Gıyasettin Keyhüsrevin, adaletsiz yönetim anlayışından dolayı yaşanmıştı. Aslında Moğolların, o dönemde, bölgeye yerleşmek isteyen göçebe halkı kışkırtması da bu zayıflamayı tescilledi diyebiliriz. Neticede 1243 Kösedağ Savaşı ile Anadolu Selçuklu Devleti, Moğollara teslim olarak yıkıldı.

Masada çözülebilecek devlet içi meseleler savaş ile kaybedildi. Anadolu Selçuklu Devletinden sonra kurulan Türk beylikleri de zamanla yerini Osmanlı Devletine bıraktı.

Tarihin akışında, çok güçlü padişahların, vezirlerin ve diğer devlet adamlarının gerek bireysel hataları gerekse dış güçlerin halkı kışkırtması nedeni ile devletin zor zamanlar yaşamasına neden olmuştur.

Diyorlar ki tarih tekerrürden ibarettir. Hakikatten de, devleti yönetenler dışında, devleti ayağa kaldırmak isteyen figürlerin tamamı öldürülmüş.

Okuldayken bize söylenen “bu ülkenin jeopolitik konumu önemli” sözleri daha dün gibi kulağımızda. Bu coğrafyanın üzerinde, kirli planlar yapılarak uygulamaya konulması boşuna değil. İşin siyasi kısmına hiç girmeyeceğim. Uğur Mumcu’ da gerçekleri, delilleri ile anlatan bir gazeteciydi. Aracının altına yerleştirilen bomba ile bir sabah katledildi. 1993 yılında henüz erken yaşlardayken, sabah haberlerinde ilk gözüme takılan aracının paramparça halde bulunmasıydı.

Uğur Mumcu, hangi kirli ellerin, arka bahçesini kazmıştı acaba?
Hepimiz biliyoruz zaten.

2001 yılında Diyarbakır’da çapraz ateş açılarak önce koruması sonrada kendisine ateş edilen Gaffar Okan neler yapmıştı. Bölge halkını koruması, kollaması, devletin gücünü hissettirmesi tüm bunların sonucuydu. Devletin ona verdiği görevi kendi çabası ile bir üst noktaya taşımıştı. Halk onu “Gaffar Baba” diyerek anıyordu.

Bölgede birlik beraberlik, iyilik istenmiyordu. Bölge halkının belli bir zihniyete esir olması isteniyordu. Bugün olduğu gibi.

Gaffar Okan’ın aracında pusuya düşürülerek, 5 emniyet mensubu ile birlikte öldürülmesi bölge halkının da üzüntüsüne neden olmuş, hatta o dönemde doğan erkek çocuklarına Gaffar ismi verilmiştir.

Bu ülkede iyi bir kaderi hak eden toplum için çalışan figürler, bilerek ve isteyerek kirli eller tarafından öldürülüyor.

Dün gibi hatırladığım bu elim hadiselerin zamanı geçti. Ancak kirli eller kirli planlar yaparak, halkın bam teline bugün de dokunmaktadır.

Bugün, toplumsal infiale yol açacak pek çok olayın yaşanması tesadüf değil elbette. Ahmet Minguzi, Atlas, Eren Bülbül gibi adını sayamayacağım pek çok çocuk ve insanın katlediliyor olması da o kirli ellerin planıdır.
Ancak bilinmelidir ki tarih tekerrürden ibarettir. Tarih bu kirli ellere akılla cevap verecektir. Biz buna inanıyoruz. Bu dönemin sağduyu dönemi olduğunu unutmadan herkes kendi bilgi ve tecrübesine göre cevap verecektir.
Ülkesi için çalışan, Uğur Mumcu’lar ve Gaffar Okan’lar hala yaşıyor. Onlar, bize bir bayrak teslim ederek sonsuzluğa gittiler. Kimsenin kuşkusu olmasın. Her bir toprak parçası için bizler sonraki nesiller için çalışmaya devam edeceğiz.

Platon’un ideal DEVLET kitabını bitirmeye zaman bulamadım. Ama orada önemli bir ayrıntının altını çizmişim. Paylaşmak isterim.

“Yöneticiler gördükleri işten dolayı para ve şeref kazanmaktadır. Onların görevi, zorbalık yapmak değil, yönetilenlerin işini yapmaktır.

Bazı devletlere, haksızlık eden devletler de bulunmaktadır. Güçsüz olan devleti köle gibi kullanırlar. Bu işleri yapan devletin bu gücü doğrulukla mı elinde tuttuğu önemlidir.

Araştırarak karar vermek, yönetmek gibi işler kafaya özgüdür. Yaşamak, kafanın işidir. Kendisine özgü değerleri olmayan kafa iyi işlemez. Doğru kafa, doğru işler yapar ve mutlu olur. Eğri kafa da mutsuz olur. Dolayısıyla eğrilik asla doğruluktan daha kârlı olamaz. Bu konuda şüphe yoktur. Asıl araştırılması gereken eğriliğin ve doğruluğun ne olduğudur” .

Biz tarihi güçlü bir devletiz. Her zaman her yerde gereken cevabı veririz.

Sağlıkla Kalın.


Masada çözülebilecek devlet içi meseleler savaş ile kaybedildi. Anadolu Selçuklu Devletinden sonra kurulan Türk beylikleri de zamanla yerini Osmanlı Devletine bıraktı.

Tarihin akışında, çok güçlü padişahların, vezirlerin ve diğer devlet adamlarının gerek bireysel hataları gerekse dış güçlerin halkı kışkırtması nedeni ile devletin zor zamanlar yaşamasına neden olmuştur.

Diyorlar ki tarih tekerrürden ibarettir. Hakikatten de, devleti yönetenler dışında, devleti ayağa kaldırmak isteyen figürlerin tamamı öldürülmüş.

Okuldayken bize söylenen “bu ülkenin jeopolitik konumu önemli” sözleri daha dün gibi kulağımızda. Bu coğrafyanın üzerinde, kirli planlar yapılarak uygulamaya konulması boşuna değil. İşin siyasi kısmına hiç girmeyeceğim. Uğur Mumcu’ da gerçekleri, delilleri ile anlatan bir gazeteciydi. Aracının altına yerleştirilen bomba ile bir sabah katledildi. 1993 yılında henüz erken yaşlardayken, sabah haberlerinde ilk gözüme takılan aracının paramparça halde bulunmasıydı.

Uğur Mumcu, hangi kirli ellerin, arka bahçesini kazmıştı acaba?
Hepimiz biliyoruz zaten.

2001 yılında Diyarbakır’da çapraz ateş açılarak önce koruması sonrada kendisine ateş edilen Gaffar Okan neler yapmıştı. Bölge halkını koruması, kollaması, devletin gücünü hissettirmesi tüm bunların sonucuydu. Devletin ona verdiği görevi kendi çabası ile bir üst noktaya taşımıştı. Halk onu “Gaffar Baba” diyerek anıyordu.

Bölgede birlik beraberlik, iyilik istenmiyordu. Bölge halkının belli bir zihniyete esir olması isteniyordu. Bugün olduğu gibi.

Gaffar Okan’ın aracında pusuya düşürülerek, 5 emniyet mensubu ile birlikte öldürülmesi bölge halkının da üzüntüsüne neden olmuş, hatta o dönemde doğan erkek çocuklarına Gaffar ismi verilmiştir.

Bu ülkede iyi bir kaderi hak eden toplum için çalışan figürler, bilerek ve isteyerek kirli eller tarafından öldürülüyor.

Dün gibi hatırladığım bu elim hadiselerin zamanı geçti. Ancak kirli eller kirli planlar yaparak, halkın bam teline bugün de dokunmaktadır.

Bugün, toplumsal infiale yol açacak pek çok olayın yaşanması tesadüf değil elbette. Ahmet Minguzi, Atlas, Eren Bülbül gibi adını sayamayacağım pek çok çocuk ve insanın katlediliyor olması da o kirli ellerin planıdır.
Ancak bilinmelidir ki tarih tekerrürden ibarettir. Tarih bu kirli ellere akılla cevap verecektir. Biz buna inanıyoruz. Bu dönemin sağduyu dönemi olduğunu unutmadan herkes kendi bilgi ve tecrübesine göre cevap verecektir.
Ülkesi için çalışan, Uğur Mumcu’lar ve Gaffar Okan’lar hala yaşıyor. Onlar, bize bir bayrak teslim ederek sonsuzluğa gittiler. Kimsenin kuşkusu olmasın. Her bir toprak parçası için bizler sonraki nesiller için çalışmaya devam edeceğiz.

Platon’un ideal DEVLET kitabını bitirmeye zaman bulamadım. Ama orada önemli bir ayrıntının altını çizmişim. Paylaşmak isterim.

“Yöneticiler gördükleri işten dolayı para ve şeref kazanmaktadır. Onların görevi, zorbalık yapmak değil, yönetilenlerin işini yapmaktır.

Bazı devletlere, haksızlık eden devletler de bulunmaktadır. Güçsüz olan devleti köle gibi kullanırlar. Bu işleri yapan devletin bu gücü doğrulukla mı elinde tuttuğu önemlidir.

Araştırarak karar vermek, yönetmek gibi işler kafaya özgüdür. Yaşamak, kafanın işidir. Kendisine özgü değerleri olmayan kafa iyi işlemez. Doğru kafa, doğru işler yapar ve mutlu olur. Eğri kafa da mutsuz olur. Dolayısıyla eğrilik asla doğruluktan daha kârlı olamaz. Bu konuda şüphe yoktur. Asıl araştırılması gereken eğriliğin ve doğruluğun ne olduğudur” .

Biz tarihi güçlü bir devletiz. Her zaman her yerde gereken cevabı veririz.

Sağlıkla Kalın.


Tarihin akışında, çok güçlü padişahların, vezirlerin ve diğer devlet adamlarının gerek bireysel hataları gerekse dış güçlerin halkı kışkırtması nedeni ile devletin zor zamanlar yaşamasına neden olmuştur.

Diyorlar ki tarih tekerrürden ibarettir. Hakikatten de, devleti yönetenler dışında, devleti ayağa kaldırmak isteyen figürlerin tamamı öldürülmüş.

Okuldayken bize söylenen “bu ülkenin jeopolitik konumu önemli” sözleri daha dün gibi kulağımızda. Bu coğrafyanın üzerinde, kirli planlar yapılarak uygulamaya konulması boşuna değil. İşin siyasi kısmına hiç girmeyeceğim. Uğur Mumcu’ da gerçekleri, delilleri ile anlatan bir gazeteciydi. Aracının altına yerleştirilen bomba ile bir sabah katledildi. 1993 yılında henüz erken yaşlardayken, sabah haberlerinde ilk gözüme takılan aracının paramparça halde bulunmasıydı.

Uğur Mumcu, hangi kirli ellerin, arka bahçesini kazmıştı acaba?
Hepimiz biliyoruz zaten.

2001 yılında Diyarbakır’da çapraz ateş açılarak önce koruması sonrada kendisine ateş edilen Gaffar Okan neler yapmıştı. Bölge halkını koruması, kollaması, devletin gücünü hissettirmesi tüm bunların sonucuydu. Devletin ona verdiği görevi kendi çabası ile bir üst noktaya taşımıştı. Halk onu “Gaffar Baba” diyerek anıyordu.

Bölgede birlik beraberlik, iyilik istenmiyordu. Bölge halkının belli bir zihniyete esir olması isteniyordu. Bugün olduğu gibi.

Gaffar Okan’ın aracında pusuya düşürülerek, 5 emniyet mensubu ile birlikte öldürülmesi bölge halkının da üzüntüsüne neden olmuş, hatta o dönemde doğan erkek çocuklarına Gaffar ismi verilmiştir.

Bu ülkede iyi bir kaderi hak eden toplum için çalışan figürler, bilerek ve isteyerek kirli eller tarafından öldürülüyor.

Dün gibi hatırladığım bu elim hadiselerin zamanı geçti. Ancak kirli eller kirli planlar yaparak, halkın bam teline bugün de dokunmaktadır.

Bugün, toplumsal infiale yol açacak pek çok olayın yaşanması tesadüf değil elbette. Ahmet Minguzi, Atlas, Eren Bülbül gibi adını sayamayacağım pek çok çocuk........

© Manisa Meydan Gazetesi