menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR KASE AŞURE, BİNLERCE YILLIK KARDEŞLİK

17 0
30.06.2026

 Bazı tatlar vardır ki yalnızca damağımızda değil, hafızamızda ve gönlümüzde de iz bırakır. Aşure, işte tam da böyle bir lezzettir. İçinde buğdayın bereketi, nohutun sabrı, fasulyenin emeği, üzümün tatlılığı, cevizin kuvveti ve narın umudu vardır. Ancak onu asıl değerli kılan, bu malzemelerin çokluğu değil; farklılıkların aynı kazanda uyum içinde buluşabilmesidir. Belki de bu yüzden aşure, sadece bir tatlı değil, hayatın ta kendisini anlatan güçlü bir semboldür. Muharrem ayının onuncu günü idrak edilen Aşure Günü, İslam dünyasında önemli bir yere sahiptir. İslam geleneğinde bugünün birçok önemli olaya sahne olduğuna inanılır. En yaygın rivayete göre, Nuh Peygamber'in gemisi büyük tufandan kurtulduktan sonra gemide kalan son erzaklar bir araya getirilmiş ve ilk aşure hazırlanmıştır. Bu rivayet, aşureyi sadece bir yemek olmaktan çıkarıp paylaşmanın, yoklukta birlik olmanın ve umudu korumanın simgesi hâline getirmiştir. Diğer taraftan Aşure Günü, İslam tarihinde farklı anlamlar taşıyan önemli bir gündür. Özellikle Kerbelâ'da yaşanan acı hadise nedeniyle Müslümanlar için hüzün, sabır ve adalet duygularını da içinde barındırır. Bu yönüyle aşure hem bereketi hem de geçmişten alınan ibretleri hatırlatan manevi bir değere sahiptir. Anadolu'nun dört bir yanında asırlardır sürdürülen aşure geleneği, kültürümüzün en güzel dayanışma örneklerinden biridir. Eskiden mahallelerde........

© Manisa Meydan Gazetesi