DİL YARASI

Yılanı deliğinden çıkaran, Garganın ağzındaki peyniri düsürten. 

Yıkayıp, Yağlayan, ballayan, Hep o!

Akım derken, b.kum diyen  Sonrası Sürçü lisan ettiysek, Af ola! diyerek  Özrü kabahatinden büyük olan  Hep o.

Dil  Vücudumuzun en güçlü kastan Silahı! Karsısındakini, silindir gibi  Ezer, büzer Dümdüz yapar.

Kırmayacağı can, Devirmeyeceği çam yok.

Eğer, ileri derecede seker  Hastalığınız yoksa tüm yaralar Geçer ama  Dil yarası geçmez! DİL YARASI DİL YARASI EN ACI YARA!

Hay ağzını, Esek arısı soksun! Bedduasının muhatabı o!

Sanki  Dişi vardır ısırır. Gözü vardır, gözü kalır!

Hayatı dar ve tatlı eden lakin Zehirde eden, ta kendisidir. Öyle ki, İnsan ruhunun zehiri   Aynı zamanda panzehiridir.

Ölüm karsısında bile Direnişçi, asi. Aman dilemeyen!

Dil yaman çelişkilerin  Organı. Dil mi güzel, Dilber mi?

Onu bilmem ama Bülbül ne çekerse dilinden Çekermiş!

Her sey bir yana Dil Bireye ve topluma yaşamda Millet olma özelliği kazandıran  Önemli bir araçtır

Milletler dil sayesinde  Kültürlerini, Edebiyatlarını,  Tarih ve sanatlarını ortaya  Çıkarabilmekte ve yeni nesillere  Aktarabilmektedir.

Hal böyle iken Dilimizin başkenti Karaman ilinde Öğrencilere bir gösteride Milli marsımızın Arapça okutulması. Mızrak çuvala sığmıyor! Dedirtmektedir.

Milli eğitim bakanlığınca yapılan Gösteriler uygulamalar asla tesadüf değil. Bilakis  Bilinçli bir aklın ürünü.

Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 tarihinde  " Bugünden gayri hiç kimse divanda,  Derğahta, Bergâhta,, mecliste ve meydanda  Türk dilinden özge söz söylemeyecek" diyerek  Türkçeyi resmî dil ilan etmiş ve  Devlet işlerinde kullanılmasını zorunlu kılmıştır.

749 yıl sonra Arap hançeri  Bir kez daha  Arap seviciler sayesinde Dilimizin, ve öz Türkçemizin sokulmuştur.

Andımızdan yasaklanmasından sonra sıra Milli marsımızın Arapça okunmasına geldi!

Dilimizin selası okunuyor, duymuyor musunuz?


© Manisa Meydan Gazetesi