Değişim İyidir, Ancak…
Osmanlıdan Günümüze Azınlık ve Yabancı Okullar (MEB, 1997) adlı kitabında Dr. M. Hidayet Vahapoğlu, “Eğitim alanında yapılan en önemli düzenleme Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yapılandır (s.117).” diyerek 1869 yılında yayınlanan bu nizamnameyi eğitim ve eğitim yönetimi konusunda önemli bir dönüm noktası olarak görür ve“Ancak birbirini çok kısa zaman aralıklarıyla takip eden yeni düzenlemelerin görülmesi, hem daha istikrarlı bir bünye oluşturabilmek için sistem üzerinde düzenleme çalışması hem de istikrarsızlık diye yorumlanabilir (s. 137).” cümlesiyle sık yapılan düzenleme çalışmalarının sakıncasını dile getirir.
Bu ifadelerden şu anlaşılıyor: Düzenleme ve değişimlere ihtiyaç vardır. Hatta değişim iyidir; ancak amaç veya niyet ne olursa olsun sık yapılan düzenleme, değişiklik ve uygulamaların istikrarsızlığa sebep olacağı da unutulmamalıdır.
Eğitimde Değişim Rüzgârı (1) ve Eğitimde Değişim Rüzgârı (2) başlıklı yazılarımda ifade etmeye çalıştığım üzere -ne yazık ki- geçmişten günümüze ülkemizde eğitimle ilgili pek çok konuda, sık aralıklarla değişiklik yapmak âdeta bir alışkanlık hâline gelmiştir.
Öncelikle öğretmen yetiştirme ve atama konusundaki sık değişiklik ve uygulamalar terk edilip eğitim fakültelerine alandaki ihtiyaç kadar öğretmen adayı alınmalıdır. Bu alımlar, alana göre YKS taban puanı ve yetenek mülakatıyla yapılmalıdır. Bazı kurumlar ve alanlara bu şekilde öğrenci alınmıyor mu? Pekâlâ, bu uygulama öğretmenlik için de yapılabilir.
Öğretmenliğin bir memuriyet değil, fıtrat mesleği olduğu unutulmamalıdır. Arzu edilen eğitim hedeflerine müfredat değişiklikleri, mevzuat........
