menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlmi, itikadı bozuk talebelerden sakınmak!

28 0
18.05.2026

Rahmetli tasavvuf dersleri hocalarından Selçuk Eraydın sadece nazari tasavvuf okutmakla kalmaz; oturuşu ve kalkışıyla talebeye örnek olur ve adeta tasavvuf adabını yaşatırdı. Ahvaliyle tercüman olurdu. Nazariyatı adeta pratiğe döker ve geçirirdi. Yaşar Nuri Öztürk’ün onun asistanı olduğunu öğrenenler bu duruma hayret ederlerdi. Zira hocanın meşrebiyle Yaşar Nuri’nin usulü ve meşrebi pek birbirine uymazdı. Hoca geleceği görseydi belki de Yaşar Nuri Öztürk’e el vermez ve yanına almazdı. Lakin burada kaderin payı olmalı. İyi niyet üzerinden kader devreye giriyor.

Bazı insanlar sonradan keşfediliyor. Bununla birlikte İmam Şafii gibiler ilmin nadana ve ağyara verilmeyeceğini ifade etmişlerdir. Ama bugün ulema-yı rusum karşısında bunu kime anlatabilirsiniz? İmam Şafii’den menkul bir dörtlük şöyledir: Hocam Vekî’a hafızamın kötülüğünden şikâyet ettim. O da bana günahları terk etmem hususunda tavsiyede bulundu. Çünkü dedi, ilim ilâhî bir ihsandır/armağandır. Ve bu ihsan, âsî kullara verilmez. Şiirin bazı versiyonlarında “ilim bir ihsandır” ifadesi yerine “ilim bir nurdur” ifadesi geçer. Kısaca ilim ağyara ve namahreme verilmez. Yolun yolcusu olmayanlardan esirgenir.

Merhum Ahmet Cevdet Paşa son gelenekçi olarak tanımlanabilir. Mütebahhir ve ansiklopedist bir ilim adamıdır. Çok........

© Maarifin Sesi