Dindarlıkta gerilemenin çareleri
Farklı alan tarama sonuçları çıksa da dini uygulamakta ve öğrenme oranlarında bir düşüş ve gerileme yaşandığı gözleniyor. Kızlar arasında kapanma yerine yer yer açılma örnekleri sergileniyor. Erkek versiyonu da bundan pek farklı sayılmaz. Önce örtülü iken bir süre sonra kızlarımızın başlarını açtıkları görülebiliyor. Bu dip dalga 1990’lı yıllardan beri sinsi bir biçimde ilerliyor. Kimi basın yayın organları bu trendi hal ve kalleriyle özendiriyor. Ertuğrul Özkök döneminde Hürriyet gazetesi bunun başını çekiyordu. Uç örnekleri sergiliyor ve afişe ediyordu. Kızların manevi kimliklerini ve kişiliklerini aşındırıyordu. Sözgelimi, Almanya’da Milli Görüş hareketinin temellerini atan Dr. Yusuf Zeynel Abidin’in kızı Emel Abidin Algan, 30 yıl boyunca taktığı başörtüsünü 2005 yılında çıkarmıştır. Bu yönüyle Hürriyet gazetesine manşet olmuştur. Bu tarihlerden itibaren dini bağlara ve ölçülere riayet etmeden dindar görünmek moda haline gelmiştir. Almanya’da Milli Görüş’ün kurucusu Dr. Yusuf Zeynel Abidin’in kızı Emel Abidin Algan, ‘Konu politik yönden ön plana çıkarıldı, inanç anlayışıma uymuyordu’ diyerek, türbanını çıkarmıştır. Algan, ‘Hálá inançlı bir insanım ama artık kendimi ‘Müslüman’ olarak değil, ‘insan’ olarak tanımlıyorum’ demiştir. Oysa ki bize göre ikisi arasında bir zıtlık yok. Maalesef Batı’dan bu söylemde olduğu gibi bozulmadan dindarlığa fırsat vermiyorlar! Katıksız ve sade bir dindarlığa tahammül edemiyorlar.
Emel........
