Aile Eğitimi Üzerine Yeniden Düşünmek
14 Nisan 2026 günü Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde aynı okulun eski bir öğrencisinin gerçekleştirdiği ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından; 15 Nisan günü K. Maraş’ın 12 Şubat İlçesi Ayser Çalık Ortaokulunda 14 yaşındaki 5. Sınıf öğrencisinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı ile 8 öğrencimizin ve 1 öğretmenimizin şehit edilmesi ve bazı öğrencilerin yaralanması ile; ağzı laf yapan eli kalem tutan herkes kendine göre bir suçlu bulma gayretine koyuldu. (Şehit öğrencilerimize ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve metanet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.)
Kimine göre suçlu; şiddeti ve suçu özendiren TV dizileri, kontrolsüz dijital oyunları; kimine göre; çocukların aile terbiyesinden mahrum edilmesi, kimine göre; silaha kolay erişim, iyi rol modellerin eksikliği ve kötü modellerin örnek alınması; kimine göre eğitim kurumlarımızda yeterli güvenlik tedbirlerinin alınamaması, kimine göre de; sadece sınavda başarıyı merkeze alan, terbiyeyi, güzel ahlakı, faydalı ilmi dışlayan eğitim siteminin ta kendisi idi.
Bana göre ise eğitim zayiatının faili çocuklarımızı yoldan çıkarmaya yönelik bu tuzakların tamamı ve daha fazlası olduğu gibi; güzel ahlakı, terbiyeyi ve faydalı bilgiyi merkeze almayan; çocuklarımızı kötülüklere karşı koruyacak iyiliğe ve güzelliğe yönlendirecek refleksi olmayan; fıtrata uymayan ruhsuz eğitim sisteminin kendisidir.
Fıtrata uygun eğitim; çocuklarımızın yeteneklerini keşfedip geliştiren, onları faydalı bilgi bakımından donanımlı; ahlaki açıdan temiz, davranışları açısından şahsiyetli olmalarını sağlayan; dünyada mutlu olmanın, ahirette kurtuluşa ermenin yollarını gösteren; beşikten mezara kadar devam eden süreçler manzumesidir.
Bilindiği üzere eğitim öğretim sitemimizin ilkokul, ortaokul ve lise gibi kademeleri bulunmaktadır. İlkokuldan önce ise zorunlu olmamak şartıyla çocuklarımız; 2, 3 yaşlarından itibaren kreşlerde; 6 yaşlarına kadar anaokullarında eğitim öğretime tabi tutulmaktadır. Bizim yönetim sitemimiz içerisinde evlilik öncesi aile eğitimi olmadığı gibi evlendikten sonra ailelerin çocuklarını hangi kriterlere göre eğitileceklerine dair bir çalışma ve yönlendirme çalışması da mevcut değildir.
Eğitim-öğretim silsilesi içerisinde aile eğitimi; eğitimin ilk basamağını teşkil etmektedir. Ailede eğitimi yok saymak; temelsiz bir bina inşaya kalkışmak kadar abestir. Aile çocuklarımız için bir eğitim kurumu, anneler ve babalar ise bu kurumun ilk öğretmenleridir. İnancımıza göre; eğitim-öğretim beşikte başlamakta, mezara kadara kadar devam etmektedir.” Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.” (Hadis) Aile eğitiminin çocuklar için ne anlama geldiğini kavrayamayan anneler-babalar ekonomik kaygılar veya bazı özentiler sebebiyle annenin çalışmasını zorunlu........
