Fırçası Adına Şahit: Ressam Nihat Kürkçüoğlu
Urfa Kadıoğlu Mahallesi, Timur sokaktaki Nihat’ların avlulu baba evlerindeki yıllar evvel dostlarla gezdiğimiz o sıra geceleri ne güzeldi! Oda da çiğköfte yoğrulurken, gaz ocağı üzerinde; pekmezden küncülü akitler yapılır, tepsilere dökülür ve soğutmak için ihtimamla dışarıya konulurdu. Sıra gecesinde ‘Tolaka’ ve bilmece / buldurmaca oynardık arkadaşlarla. Ne güzel günlerdi o günler? O zamanlar sıra gezen bizler: Urfa Lisesinde okuyan gönüldaş ve kafadar arkadaşlar idik. O sıra gecesinde Mehmet Oymak, Abdülkadir Subaşı, Adil Saraç, Yusuf Uğurlu, Mahmut Karakaş, Salih Beşkardeş, İbrahim Halil Çelik, Neşet Uçkan ve Nihat’ın kardeşleri; Mustafa Kemal, Ahmet Cihat, Fuat ve en küçükleri Sabri de olurdu. Nihat ile benim de kara kalem ve suluboya resimlerimiz iyi idi okulda. “Koç olacak kuzu; ağıldayken bellidir!” demiş atalar. O zamandan belli idi Nihat‘ın ileride usta bir ressam olacağı. O, kara kalemden fırçaya geçmiş ve fırça onun elinde kah Urfa, kah Harran, kah Halilülürrahman, kah Aynızeliha olmuştu. Onun usta fırçasından bazen bir Bedesten, bazen bir çıkmaz sokak ve kimi dem de, Kurtuluş Savaşında kahpe müstevlilere karşı savaşan yiğit bir çete olurdu. Bazen Kale, Harran kapı, Bey Kapı, Çakeri Camii, Elli Sekiz Meydanı , Samsat Kapı, Kazancı Pazarı, Mecmelbahr ve bazan de Bediüzzaman oldu. Nihat’a üstatlık yolunda üşenmeden yol gösteren hocası dostum Dr. Burhan Vural oldu. O, ileride Türkiye’nin İbrahim Çallı’sı gibi “Urfa’nın Ressamı” Nihat Kürkçüoğlu’su olacaktı. Sami Barlas, Yaşar Yayla ve Burhan Vural gibi Urfalı ressamlarından sonra; başta Nihat Kürkçüoğlu, Hasan Rast geldi, Abdurrahman Polat, Abdurrahman Birden, M. Emin Taşçı ve Mehmet İnci’nin ellerinde Urfa’nın tarihi ihtişamı yeniden tablolarda can bulacaktı. Nihat evin damına yapacağı iki oda için avluya yıktığı........
