We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘Ax De Vaji’ ya da ‘Ağıtta süreklilik esastır’

1 0 0
06.07.2021

1915 yılında bu topraklarda yaşayanlar kan kustu. Öyle çok kan aktı ki, toprak bile alamadı içine bu kadarını. Pülümür Kaymakamın okuduğu seferberlik pusulasında, adının Çanakkale sevkiyatına dahil askerlerin listesinde olduğunu işiten Dersimli genç adeta olacakları sezmişti. Bir yandan “Anneciğim, adımızı bir ağıtta an” diye vasiyet ederken bir yandan da bedduasını havaya savurdu.

“Yıkılsın padişahın başkenti.”

Dört dağın zulasındaki Dersim’in; Çanakkale dağlarında tabakasını, sigarasını, postalını ve nefesini gömen isimsiz öfkelisinin bu sözlerini nereden mi biliriz?

Toprağın içine alamadığı, kustuğu kan tütmeye başladı da; Cemal Süreyya’nın dediği gibi “Geçmişle gelecek arasında/Acıyla sevinç arasında/ Öfkeyle bağış arasında” salındı durdu bir zaman, ve sonra da burnumuzun direğini sızlatan ağıtlara dönüşerek “Batası mezar yerlerinden” yükselip zamanımıza karıştı da o yüzden.

Aslında bu sitem bu coğrafyanın biricik sitemi olsaydı belki de kaybolup gidecekti an(ı)ların çarkları arasında. Zaman tarafından öğütülecekti; neyse ki devletimiz razı gelmedi! Bu isimsiz kayıpların, kırıldıkça kırılanların devrini bir asırdan fazla bir süredir daim tuttu.

Maviş Güneşer ve Metin-Kemal Kahraman tarafından kayda alınan “Ax De Vaji” albümü ilk bakışta bu zulüm seyahatinin müzikal seyir defteri gibi görünse de aslında basit bir vaka aktarımından daha ötede amaçlar barındırmakta bünyesinde.

“Burada bir kez daha yorumlanmış bu ağıtlar sadece dün olup bitmiş bir takım vakıaların şahitleri değildir. Ya da bu çalışmanın amacı sadece dün yaşanmış ve dünde kalmış bazı ‘felaketlerin’ kayıtlarını yeniden hatırlatmak değildir. Dün olmuş, fakat bugün de olmaya devam eden bir hakikatler silsilesinin bu zamanın içinden kendince yeniden arzuhal edilmesidir.”

Albümün adeta mini bir ansiklopediye benzeyen kartonetindeki kısa sunuş yazısından yukarıda alıntılanmış olan bölümden de anlaşılacağı gibi, Maviş Güneşer ve Metin-Kemal Kahraman kendilerini bu ağıtların edilgen aktarıcıları olarak görmemektedirler; tersine kendilerine kurucu ve yeniden üretici roller atfetmektedirler. Neredeyse tüm müzikal........

© Kültür Servisi


Get it on Google Play