We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Senin gibilerle işimiz olmaz efendi!..

67 11 87
15.09.2021

Epeydir dikkatle izliyordum…

Özellikle elinde kılıçla Ayasofya minberinden inişiyle başlayan süreci mercek altına almıştım. Yaptığı tüm şovlar, laiklik ve cumhuriyete saldıran her sözü bir mizanseni, daha önceden hesaplanmış bir projenin dışavurumu gibi görünüyordu!

Bu duygum, Yargıtay’ın yeni binasındaki açılış töreninde iyice pekişti. Dualarla açılan yargı binası, askeri okulların keza bu muhterem tarafından yine dua ve konuşmalarla açılması bir şeylerin “pişirildiğini”, pişirilen her neyse bu “devlet memuruna” önemli bir rol biçildiğini gösteriyordu!

Yukarıda sözünü ettiğim açılışta protokoldeki yeri 40 küsür sıra yükseltilen, Genelkurmay Başkanı’nın dahi önüne geçen, devletten aldığı bütçe en az dokuz bakanlığın bütçesine rahmet okutan, yine de her yıl o bütçeyi bile milyarlarca lira aşan bir devlet kurumu ve başındaki memurla ilgili uygulanacak proje ne olabilirdi acaba?

Tavır, davranış ve söylediklerine odaklandım; mesela sosyal medyanın fıkıh yoluyla ıslah edilmesi isteği çok ilginçti! Ne demekti fıkıh peki?

İslami yasaların pratik ve teorik uygulamalarına verilen ad demekti!

Fetva ile de pek yakından ilgiliydi; bireylerin yapıp yapmamasının gerekliliğinde de fetva ve fıkıh beraber zikredilirdi!

İşte bu noktada, bu muhteremin, İslam’ın günlük hayatın, ticaretin, siyasetin içinde de bulunmasının gerekliliği ile ilgili adeta fetva niteliğindeki konuşmasını anımsadım. Adeta “şeriat” ilanı gibi bir fetva/konuşma olarak kayıtlara geçmişti!

Bahsettiğim zat devletin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başındaki zat Ali Erbaş!

İşte bu zat hakkında “yaptığı şovlara”, “işaret ettiği şeriat kurallarına”, “bir şeyhülislam, belki de halife” edasıyla yaptığı gezinti ve konuşmalara” dair bir yazı yazmaya karar vermiştim ki, bir başka vahim durum önümü kesti:

Manevi İlkeli Liyakatli Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (MİL Diyanet Sen) sözcüsünün, sevgili kardeşim Yılmaz Özdil üzerinden “iğrenç” sözcüğünün bile karşılamaya yetmeyeceği bir üslupla yurtseverlere, cumhuriyetçilere ve Atatürkçülere dil uzatma........

© Korkusuz


Get it on Google Play