Zarf ve mazruf!
Şimdiki gençler bilmez; eskiden mektup diye bir şey vardı...
Mektuplarda zarf değil, mazruf yani zarfın içine konulan şey önemliydi!
Mutlak butlan kararının ardından başlayan tartışmaları izliyorum da aklıma hep zarfla mazruf geliyor...
Mazruf ise Atatürk’ün kurduğu bu partinin ilkeleri, ideolojisi, hedefleri...
Belli ki iktidarı elinde tutanlar, CHP’nin birinci parti olduğunu kabul ettiler.
O yüzden pusu üstüne pusu atıyorlar...
Ellerinden gelen her türlü kötülüğü yapıyorlar.
Bunun için de bazı “kötü, sabıkalı ya da korkak postacıları” teslim almış durumdalar.
Amaç, zarfın adrese ulaşmaması...
Bunun için ellerinden geleni yapıyorlar; zarfın üzerindeki adresi karalıyorlar.
Peki; bu durumda ne yapmalı?
Önemli olan mazrufu hedefe ulaştırmak; yani CHP’nin ilkelerini, ideolojisini iktidar yapmaksa...
Yeni bir zarf bulacak, adresi yeniden yazacak, doğru postacıların elinde hedefe ulaştırmaya gayret edeceksin!
Sözü uzatmayacağım...
Yok butlanmış, itirazmış, YSK’ymış, Yargıtay’mış, kurultaymış...
Bunların hepsi zaman kaybı... Zaman kaybı da her an için “iktidar şansını kaybetme” riskine dönüşebilir.
Bırakın adresi karalanmış zarfla; kötü postacılar, kötü kişilere hizmet etmeye devam etsin...
Yapılacak şey, bugünden tezi yok, hemen yeni bir zarf açmak, yani yeni bir parti kurmaktır.
Bugün itibarıyla ülkemizdeki kayıtlı seçmen sayısı 61 milyon kişiyi geçti... Bunun en az 35 milyonu iktidar karşıtı!
Yapılacak tek şey, bunca insanı beklediği mektuba........
