Hepimiz Cemal’iz...

Gazeteniz KORKUSUZ dün birinci sayfadan manşete taşıdı da öğrendik:

Cemal Ertürk isimli 66 yaşındaki emekli bir vatandaşımız, 4 Ocak Pazar gecesi, İstanbul’un Seyrantepe semtinde bir hurda araçta çıkan yangın sonucu ölmüş...

“Orada ne işi varmış?” diyenler çıkabilir...

Kendisi evsizmiş ve soğuktan donmamak için, bir tamirhanenin önündeki camları kırık o araca sığınmış...

Bir zamanlar onun da evi varmış ama ev sahibi, “kirasını ödeyemediği için” kapının önüne koymuş...

★★★

Dedim ya; KORKUSUZ duyurmasaydı belki de kimsenin haberi bile olmayacaktı...

Sessizce doğup, kimseye zarar vermeden yaşadığı gibi yine sessizce ama korkunç bir sonla göçüp gitmiş olacaktı.

Oysa Cemal Ertürk’ün ölümü asla sıradan bir ölüm değil...

Onunki “anayasal ayıplı” bir ölüm! Çünkü anayasamıza göre, herkesin barınma hakkı var ve devlet bunu sağlamak zorunda...

Peki; bizim devlet ne yapıyor?

Emeklisinin eline aydan aya sadaka gibi bir para veriyor ve bu parayla hem barınmasını, hem beslenmesini, hem de giyinmesini istiyor.

★★★

Bizi yöneten iktidardakiler yeni iş başına gelmiş olsalar, diyeceğiz ki, “Zaman vermek lazım...”

Oysa 23 yıldan fazla bir süredir iş başındalar!

Hepimizin insan olmaktan kaynaklanan temel ihtiyaçlarımızı karşılamak yerine...

Daha yoksul...

Daha aç...

Daha barınmasız...

Ve daha çıplak kalmamıza neden oldular.

Emekli artık yiyemiyor, giyinemiyor, kirasını ödeyemediği için sokakta yaşıyor!

★★★

Yıllar önce siyasi bir cinayet işlendi ve........

© Korkusuz