We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Değerli olmayabilirim ama belli ki önemim artmış…

21 9 31
01.09.2021

Geçtiğimiz pazar günü akşamüzerine doğru, değerli dostlarımız Gülden ve Dr. Ahmet Doğan çifti:

“Bu gece Ula’da, Yüksel’in (Aksu) yazlık sinemasına gidelim” deyince…

Birinci gençlik günlerimi fazlaca anmaya başladığımı…

Yeşilçam filmlerini halen izlemeye doyamadığımı bilen Sevgilim hiç itiraz etmeden…

Bana sormaya da gerek görmeden:

“Tabii geliriz” demiş…

Büyük bir sevinçle verdi müjdeyi…

“Tamam ama” dedim yüzümü ekşiterek… “Bu gece Galatasaray’ın maçı var?..”.

“Maç saat kaçta?..”.

“Yediyi çeyrek geçe…”.

“Kaçta biter?..”.

“Dokuz gibi…”.

“Tamam işte, film saat dokuz buçukta başlıyormuş…”.

Ve maçı izledim…

Çok uzatma oynandı…

Fatih Terim alışıldık biçimde maçı galip bitirmemek için her şeyi yapıp…

Oyuna ikinci yarıda giren Galatasaraylı birkaç futbolcu da hocalarına yardımcı olunca…

Maç, 2-2 bitti…

Bu arada…

Gülden ile Dr. Ahmet; Yüksel’in kardeşi Ahmet’e, bizim geleceğimizi, filmi biraz geç başlatmasını rica etmişler…

Ahmet bana, Gülden de sevgilime telefon ettiler…

“Acele etmeyin, siz gelmeden film başlamayacak…”.

Vay beeee…

“Biz gelmeden başlamayan film…”.

Demek ki…

Ben de artık…

Değerli olmasam da

Önemli zevat sınıfına girmişim…

Öyle ya…

Sevgilim ve ben gelmeden film bile başlamıyor…

Siz bu satırları okurken…

Biz dün gece yine aynı sinemada…

Türk sinema tarihinin “en başarılı” örneklerinden biri olan…

Ve daha önce defalarca seyrettiğim “Vesikalı Yârim”........

© Korkusuz


Get it on Google Play