We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Soçi’de ortak söylem var gibi ama kastettikleri teröristler çok farklı

149 0 0
16.02.2019

ANALİZ

Bizim medyamıza baktığımızda Soçi’de yapılan üçlü zirveden yine bir destan çıkardığımızı düşünebilirsiniz.
Bir kere gazete başlıkları neredeyse aynı, yandaş, tetikçi medyada.
“Çözüme hiç bu kadar yaklaşmamıştık” diyorlar örneğin.
“Bütün liderler terörle mücadele için ortak karar aldılar” iddiası var.
Düz mantıkla bakıldığında doğru gibi görünebilir.
Zaten fazla düşünmeyen, duyarlılığı da düşük kesimler, bu düz mantıkla etkileniyor.
“Türkiye her zaman olduğu gibi dünya devlerine yine ayar veriyor.
Erdoğan ne söylüyorsa, diğer liderler de onun söylediklerini tekrar ediyorlar.”
Ancak gerçek durum bu değil.
Rusya ve İran genel açıklamalarında “terörle mücadelenin çok etkin olacağını” söylüyorlar elbette ama fark şu;
İran ve Rusya’nın kastettiği teröristler, öncelikle İdlib ve çevresinde yuvalanmış olan kan emici IŞİD’liler.
Erdoğan’ın kastettiği teröristler ise PYD’liler.
“Teröre karşı etkin mücadele” söylemi, liderlerin ortak açıklaması gibi görününce bu fark arada kaynayıp gidiyor ki, zaten iktidarın amacı da bu.
Bu kanıya nasıl varıyorum?
Çok basit; ne İran, ne Rusya, ne de dünyanın bir başka ülkesinin yetkili isimleri, terörden söz ettiklerinde asla ve asla PYD’yi YPG’yi ağzına almıyor.
Çünkü bu örgüt Türkiye dışında hiçbir ülke tarafından terörist olarak algılanmıyor.
Erdoğan ise asla ve asla IŞİD’lileri terörist olarak ağzına almıyor. Terörist kelimesini kullandığı an arkasına mutlaka PYD adını eklemek zorunda hissediyor kendini.
Peki bu konuda Erdoğan belirleyici mi gerçekten?
Kesinlikle hayır.
Sadece Soçi’den çıkan son mesaja bakıldığında bunun böyle olmadığını görüyoruz zaten.
Rusya ve İran liderleri, İdlib’i açıkça anarak “Buradaki terör kontrol edilemez hale gelirse müdahale edilecek” diyorlar ve bunda en büyük payın Türkiye’ye düşeceğini söylüyorlar.
Çünkü Erdoğan, İdlib konusunda bu iki ülkeye söz vermiş durumda.
Rusya ve İran, Fırat’ın doğusu konusunda ağızlarına PYD’yi hiç almadan, “Türkiye’nin sınırlarındaki güvenlik endişelerini anlıyoruz” diyerek açıkça yan çiziyorlar ve Erdoğan’a adres olarak Şam’ı yani Esad’ı gösteriyorlar.
Rusya daha önce ortaya attığı “Adana Mutabakatı” konusunu son zirvede de dile getirerek “Bu anlaşmayı gözden geçirirseniz sizin için de iyi olacak” dedi yine.
Erdoğan ise Türk kamuoyuna sunulan “destan edebiyatına” leke sürdürmemeye de özen göstererek “Geleceğimizi 1998 tarihli Adana Mutabakatı çerçevesinde........

© Korkusuz