We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kendi önerimin muhalefetin ilgisini çektiğini saray yazarından öğrendim

420 17 42
14.09.2021

ŞAŞIRDIM

Şu anda piyasada hayli satan kitaplar arasında SÖZCÜ yayınlarından çıkan “Türkiye için ne yapmalı?” isimli bir kitap var.

Aralarında benim de bulunduğum 32 kişi Türkiye için çözüm önerilerinde bulunuyor.

Hani hep “İyi konuşuyorsunuz da eleştiriden başka fikriniz yok mu, biraz da çözüme odaklansanız” denir ya işte buna bir cevap aslında.

“Çözüm önerinizi de koyun ortaya” klişe bir sözdür.

Zaten iktidarı her eleştirdiğimizde ortaya bir çözüm de koymuş oluyoruz ama bunu hazmedemeyenler sırf karalamak için bu klişeyi kullanır.

Benim bu kitapta da yer alan önerimi ekranlarda defalarca anlattım, KORKUSUZ’daki köşemde de yazdım.

Özeti şu; Muhalefet seçime bir konseptle hazırlanmalı. Cumhurbaşkanı adayı tercihen bir partinin başkanı olsun, diğer genel başkanlar önceden cumhurbaşkanı yardımcısı olarak açıklansın, hatta partilere göre dağılmış bir bakanlar kurulu da oluşturulsun. Seçimin kazanılması halinde hızla anayasa değişikliği yapılarak tekrar demokratik sisteme dönülsün, seçilmiş cumhurbaşkanı sembolik olarak yerinde kalsın, parlamentodan bir başbakan atansın, daha önce halka sunulan hükümet göreve gelsin, hızla hasar ortadan kaldırılsın ve tercihen üç yıl sonra seçime gidilip halkın tam iradesi ortaya çıkarılsın.

Bu önerim üzerine muhalefetteki hiçbir siyasi parti yetkilisi ile konuşmadım, kimse beni aramadı, önerdiğim formülün iyi ya da kötü olacağına yönelik de tek görüş almadım.

Gerçi her gün neler söylüyor ya da yazıyorum ama muhalefetin dikkatini çekmiyor bunlar.

Ancak dün sarayın önde gelen yazarlarından Abdülkadir Selvi’nin köşesini okurken nasıl şaşırdım anlatamam.

Çünkü Selvi “Millet ittifakı’nda liderler kabinesi” başlıklı yazısında benim kitaba da geçmiş önerimi anlatıyor ve “Muhalefet böyle yapacakmış” diyordu.

Gelin size Selvi’nin yazısından bazı paragraflar sunayım;

“Millet İttifakı, 2 yıl içinde parlamenter sisteme dönüleceği, cumhurbaşkanının yetkilerinin sembolik olacağı, icra gücünün başbakanda olacağı, seçilecek cumhurbaşkanının bu süreci yöneteceğini içeren bir deklarasyonla seçmenlerin huzuruna çıkacak. Cumhurbaşkanı adayı da bunu hem yazılı hem sözlü olarak taahhüt edecek.”

Selvi’nin yazısı doğru mu?

Kuşku duyduğum için sormuyorum, ama eğer doğruysa muhalefet benim önerimi almış ve hayata geçirmeye karar vermiş.

Benim için güzel bir şey elbette.

Çünkü Selvi’nin yazısına göre Millet İttifakı önerimin tamamını benimsemiş görünüyor.

Bakın ne demiş Selvi;

“Liderler kabinesine gelince, Millet İttifakı’nın tabanını genişletmek ve muhalif seçmeni sandığa taşıyabilmek için geliştirilmiş bir model. CHP cephesinde cumhurbaşkanı olarak Kılıçdaroğlu düşünülüyor. Cumhurbaşkanı yardımcılıkları için Millet İttifakı liderleri önerilecek. Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı; Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu ve eğer ittifakta yer alırsa Ali Babacan cumhurbaşkanı yardımcısı olarak planlanıyor. Eğer cumhurbaşkanlığı seçimleri kazanılıp parlamenter sisteme geçiş sağlanırsa Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı, Akşener başbakan modeli üzerinde duruluyor. Temel Karamollaoğlu’nun........

© Korkusuz


Get it on Google Play