We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

DSP’ye geçenler hain mi?

91 0 0
18.02.2019

ANALİZ

Muhalefet tarafında yer alan bazı medya organları ve bazı yazarlarla birlikte yandaş tetikçi medyanın da gündeminde CHP’den DSP’ye geçerek aday olanlar var.
İşin ilginç yanı hem muhalif olanlar, hem de yandaş tetikçiler bu konuda tuhaf bir ağız birliği içindeler.
Muhalif yazarlar CHP’den DSP’ye geçenlere ateş püskürüyor. Aday olanları hainlikle suçluyor. Yandaş medya da farklı değil. Onlar da bu transferlerin bir tür ihanet olduğunu söylüyorlar.
Tabii amaçlar farklı. Muhalif olanlar panik içinde yazıyor bunları, yandaşlar ise büyük bir sevinç içinde ve ortalığı karıştırmak amacıyla bu söylemi savunuyorlar.
Peki CHP’den DSP’ye geçmek gerçekten ihanet mi?
DSP’den seçime girecek adaylar yüzünden gerçekten oylar bölünecek ve AKP yine kazanacak mı?
Düz mantıkla bakınca bunu söyleyenler haklı gibi görünüyor.
Üstelik geçmişten örnekler verilince herkes “Doğru, yerden göğe kadar haklılar. CHP’den DSP’ye geçenler gerçekten ihanet içinde. Bunlar yüzünden AKP yine seçimi kazanacak” diye yakınıyor.
Oysa bu görüş doğru değil.
Özellikle geçmişten örnek vererek, “1994’te oylar bölünmese Refah (AKP) kazanamazdı, Erdoğan seçilemezdi” demek yanlış.
Şurası doğru; 1994’te SHP-DSP-CHP oylarının toplamı yüzde 35’i geçiyordu. Aynı şekilde ANAP-DYP oylarının toplamı da yüzde 35’lerin üzerindeydi. Ama hepsi ayrı ayrı seçime girince Erdoğan 24.5 ile seçimi kazandı.
Korkulan; şimdi de aynısının olması.
İyi de şimdi bu olmaz ki, çünkü Erdoğan’ın oyu yüzde 24.5 değil.
Herkesin yanıldığı nokta burasıdır işte. Erdoğan yüzde 40 ve üzeri oy aldığı sürece ne kadar birleşirseniz birleşin kazanamıyorsunuz ki.
Demek ki asıl konu oyların bölünmemesi değil AKP’den de oy alınmasıdır.
Elbette bu seçimler yerelde yapılacağı için bazı yerlerde birlik ve beraberlik içinde olmak AKP’ye “belediye başkanlığını” kaybettirebilir.
Oysa bana göre bu seçimde hedef, belediye başkanlıkları kazanmak yerine toplam iktidar oyunu düşürebilmek olmalıdır. Örneğin AKP ezici bir çoğunlukla belediye başkanlıklarını kazanabilir, buna karşı toplam oyu yüzde 35’lerin altında kalır, işte o an AKP’nin kazandığı belediye sayısına bakılmaz bile. Çünkü merkezi otorite çok ağır bir darbe almış demektir ki, bu Türkiye’nin yeniden demokratik hukuk düzenine dönebilmesi için çok önemli bir dönemeç olacaktır.
Açıkça AKP’nin seçmeninden çok daha nitelikli olan muhalif kesim bir de aritmetik öğrense ne güzel olacak.

HOŞUMA GİDEN ŞEYLER

Mehmet........

© Korkusuz