We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Büyüdük tamam da biraz hormonlu

299 15 62
02.09.2021

ANALİZ

Türkiye İstatistik Enstitüsü büyüdüğümüzü ilan etti.

Daha birkaç gün önce AKP genel başkanı ekonomideki mucizeden söz etmişti.

TÜİK şimdi bunu resmi hale getirdi.

Kurumun, Nisan-Haziran 2021 dönemini kapsayan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 21.7 oranında büyüme kaydetmiş.

Doğru mudur?

Rakamsal olarak elbette doğrudur.

Ayrıca mantıksal olarak yanlış değil.

Dün ilginç bir örnek gördüm.

Mealen şöyle; “Çukura düşmüşsünüz. Sonra zor bela çıkıyorsunuz. Çıktığınız nokta düştüğünüz noktadır aslında ama siz sanki çukurun derinliği kadar yükselmiş gibi olursunuz.”

Pandemi nedeniyle bütün çarklar durmuştu geçen yıl aynı dönemde.

Sonra tekrar harekete geçildi.

Yaşanan yükseliş çok normal.

Önemli olan bunu kalıcı olabilmesi.

Saray’a yakın ekonomistler umut pompalamaya çalışıyor.

Daha gerçekçi bakanlar ise büyümenin borçlanma ile gerçekleştiğini, bu trendin ileride daha derin krizlere yol açacağını ileri sürüyor.

Sonuçta ortada bir büyüme var, ama bu büyüme bir olağanüstülük, büyük başarı, ekonominin rayına oturması anlamına gelmez.

Ayrıca kişisel tahminim ekonominin daha da büyüyeceği yönünde.

Çünkü pandemi dönemi Uzak Doğu’ya ciddi darbe vurdu, Batı ve Orta Doğu ülkeleri artık kendi ihtiyaçlarını yakın ülkelerden karşılamaya bakıyor.

Bu da şu anda Türkiye’yi “tedarik merkezi” haline getiriyor.

Bunun daha da gelişmesi ve Türkiye’nin iki kat büyümesi bile şaşırtıcı olmayacaktır.

Ancak bunlar olurken normal vatandaşlar ne durumda, asıl sorun budur.

Türkiye büyüyor gibi ama halk küçülüyor, daha yoksullaşıyor.

Siyasetçi dostlarımdan Kemal Abdullahoğlu ile kısa bir sohbet yaptık dün.

Abdullahoğlu “2002’de dolar 1.45 TL idi. AKP 19 yılda doları 8.60’lara getirdi. Paramızın değeri ve alım gücü Cumhuriyet tarihinin en düşük noktasında” dedikten sonra birkaç örnek verdi.

“Örneğin 2003 yılında 100 lira ile 400 yumurta alınırken bugün 80 yumurta alabilmektedir. Yine 2003’te 318 lira olan asgari ücretle bir vatandaş 14 çeyrek altın satın alabilirken bugün 2850 lira asgari ücretle sadece 3,5 çeyrek altın satın alma gücüne geriledi.”

Deneyimli siyasetçi dostum “Çok daha önemlisi, herkes borçlandırıldı” dedikten sonra ekledi; “2021 Nisan itibarıyla 34 buçuk milyon vatandaşın bankalara 899 milyar lira borcu var. Son 3 ay içinde bu sayıya kredi alan yeni 500 bin vatandaş daha eklendi. Şu anda ülkede kişi başına düşen borç miktarı 26 bin lira. Bugün ülkede 7 milyon 700 bin vatandaşın aylık geliri 1192 liradan daha az. Oysa açlık sınırı 4 kişilik bir aile için aylık 3700 lira, yoksulluk sınırı ise aylık 9600 lira. Böylesine bir değer kaybı Cumhuriyet tarihinde bir ilktir.”

Kemal Abdullahoğlu “26 milyon kişinin icralık olduğunu” da belirterek “Şimdi yüksek büyümeden söz........

© Korkusuz


Get it on Google Play