We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bugün bağımsızlığımızın tescillendiği gün

248 19 109
09.09.2021

BUNU YAZMAK GEREK

Bugün 9 Eylül.

Bundan tam 99 yıl önce Mustafa Kemal ve arkadaşlarının başlattığı Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın zafer günü.

Emperyalist güçlerin maşası Yunan Ordusu’nun İzmir’de denize döküldüğü gün.

Bağımsızlığımızı kazandığımız, askeri zaferi tamamlayıp bunu sivil zafere dönüştürmek için adım attığımız ilk gün.

Hani şu “Keşke Yunan kazansaydı” diyen ve onlara yaltaklık yapanların en kara günü.

Emperyalizmin bağımsızlık savaşımıza karşı kaybettiği gün.

Osmanlı padişahı ile anlaşıp gelen emperyalist güçlerin “geldikleri gibi gittikleri” gün.

Cumhuriyet 9 Eylül zaferinin üzerine inşa edildi.

Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Devrimler yapıldı.

O günün koşullarına göre oluşan bir hukuk devleti demokrasinin yollarını açmak üzere bir aydınlanma çağı başlattı.

Ne yazık ki yarım kaldı.

Ama buna rağmen bu milletin yüreğinde oluşan “daha medeni, daha ileri, daha aydınlık bir Türkiye” ideali hiç sönmedi.

Özellikle son 20 yılda Türkiye Cumhuriyeti’ni bu kutsal yoldan çevirmeye çalışanlar çok ciddi erozyonlara neden oldular.

İlkeler ve devrimler örselenmeye çalışıldı.

Laiklik neredeyse yok sayıldı.

Kendini Şeyhülislam sananlar ellerinde kılıç sanki zafer kazanmış eda ile ortalığa saçıldı.

Ancak herkesin unutmaması gereken bir nokta var.

Bu millet Atatürk’ten aldığı emaneti üç beş şeriatçının keyfi uğruna asla kurda kuşa yem etmeyecektir.

Bunun bilinmesi herkesin iyiliği içindir.

ANALİZ

YouTube kanalım için dün sabah yaptığım sohbete “ordumuz rahatsız” başlığını attım.

İronik bir başlıktı bu tabii ki.

Her “Ordu rahatsız” lafını gördüğünde “amanın da darbe çağrısı” diye çığırtkanlık yapanları rahatsız etmek istedim.

Ama şuna inanıyorum, gerçekten de ordumuz rahatsız.

Bakın “ordu rahatsız” demiyorum, “Ordumuz rahatsız” diyorum.

Hasta anlamında bu rahatsız kelimesi.

Çünkü eğer ordumuz hasta olmasa başına gelenlere karşı bir refleks gösterir.

Bunca örselenmesine, aşağılanmasına karşı bir ses çıkarır.

Demek ki öyle hasta ki kılını kıpırdatacak derman bulamıyor.

Örneğin bütün gelenekleri alt üst ediliyor ordunun.

Birinci Ordu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en önemli ordusudur.

Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay Başkanı Birinci Ordu Komutanı’ndan çıkar hep.

Ve bu makam orgeneral tarafından yönetilir.

Oysa şu anda Birinci Ordu komutanı bir korgeneral.

Neden?

Çünkü ordunun hiyerarşik yapısı bozuldu, bu makama gelecek bir orgeneral bulunamadı.

Aynı şekilde yine Deniz Kuvvetleri’nin en güçlü komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’dır.

Bu komutanlıkta da bugüne kadar hep bir koramiral otururdu.

Oysa bu makamda bir tümamiral var.

Tabii deniz kuvvetlerini öyle hırpaladılar ki bu hale geldi.

(NOT: Şu an görevdeki Özden Koçer Balyoz Davası’ndan 4 yıl hapiste yatırıldıktan........

© Korkusuz


Get it on Google Play