We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bağıra bağıra soruyorum “Ne işimiz var İdlib’te?”

220 25 202
13.09.2021

ANALİZ

Büyük Atatürk “Yurtta sulh, cihanda sulh” demişti Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan ve Cumhuriyet’i ilan ettikten sonra.

Atatürk ve silah arkadaşları bu milletin gücünü arkasına alarak emperyalizmi yenmişti.

Artık düşmanlık yapmanın, kin gütmenin ve yeni intikamlar peşinde koşmanın alemi yoktu.

Atatürk bu ünlü sözünü söylerken asla pasif bir politika izlenmesini önermemiş tam tersine barış için en kararlı ve güçlü biçimde davranılmasını istemişti.

Türkiye inişli çıkışlı yıllarında bile bu ilkeden asla sapmadı ve AKP iktidarına kadar dünyada saygın bir yer buldu.

Erdoğan’la birlikte “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi “İçeride düşmanlık, dışarıda savaş” haline geldi.

Bir dönem komşularıyla ilişkilerini “sıfır soruna” indirgeyen Türkiye, Erdoğan’ın akıl almaz yanlışları sonunda komşularıyla “safi sorun” durumuna geçti.

Sadece komşular da değil, neredeyse dünyanın bütün ülkeleriyle (para verdikleri biri iki küçük ülke hariç) safi sorun haline dönüştük.

AKP iktidarı “dik duruyoruz” safsatasıyla ve iştahla dünyanın sorunlu bölgelerine asker göndermeye başladı.

Somali, Sudan, Suriye, Libya, Afganistan, Irak, Azerbaycan “savaşan” askeri unsurlarımızla doluştu.

İktidar bunları hep “Türkiye’nin ulusal güvenliği” olarak sundu halka.

Bu ülkelerde asker bulundurmayı ve savaşmayı “vatan savunması” gibi anlattı hep.

Bizler hep sorduk “Ne işimiz var Libya’da, ne işimiz var Suriye’de, İdlib’te, Afrin’de?” diye.

Cevap hep bel altından geldi.

Üstelik bizleri cahil ve şovenizmle coşturulmuş halka hedef göstererek yaptılar bunu.

“Siz vatan hainisiniz, ulusal güvenliğimize karşısınız, siz Yunansınız” diye saldırdılar.

Oysa oralarda gencecik evlatlarımız şehit oluyordu.

Ne uğruna?

Elin Suriyeli, hem de milyonlarcası Türkiye’de dilediği gibi bir hayat sürerken, benim evlatlarım onların topraklarında bir hiç uğruna canlarını veriyordu.

Sonra ne oldu, gördünüz değil mi?

“Ne işimiz var Afganistan’da?” diye soranlara “Sizi gidi hainler, Afganistan’da askerimiz Anadolu’nun bekası için orada, oradaki asker geri gelirse Anadolu tehlikeye girer” diyenler Amerika’dan gelen emirle bir gece içinde askerimizi geri çekiverdi.

Eee, “Afganistan’da ne işimiz var?” diyenler hain iseler, oradaki askeri çekenler ne duruma düşüyor şimdi?

Bu nedenle bağıra bağıra soruyorum şimdi.

“Ne işimiz var İdlib’te?”

Daha dün üç gencecik çocuğumuz canını teslim etti bu uğursuz yerde.

Milli Savunma Bakanı katillerin kim olduğunu bile açıklayamadı, çünkü dinci canilerdi evlatlarımıza pusu kuranlar.

İdlib dediğiniz........

© Korkusuz


Get it on Google Play