Bayramın iç dünyamızdaki yolculuğu

Ramazan ayının son günlerine doğru ilerlerken evde ve şehirde tatlı telaş başladı. Çarşıda pazarda alışveriş yoğunlaşır, evlerde temizlik yapılır, mutfaklarda bayram için hazırlıklar başlar. Çocuklar yeni alınacak kıyafetlerin heyecanını yaşarken büyükler de “Bayrama kimlere gidelim?” planını yapar. Ramazan Bayramı yaklaşırken toplumun her kesiminde tatlı bir hareketlilik hissedilir.Ama bayram sadece hazırlıktan, tatlıdan veya yeni kıyafetlerden ibaret değildir. Bayramın asıl anlamı biraz daha derinde, biraz daha insanın iç dünyasında saklıdır. Bir ay boyunca tutulan oruç, aslında sadece aç kalmak değildir. Sabretmeyi, paylaşmayı ve başkalarının halini anlamayı öğretir. İşte bayram da bu uzun yolculuğun sonunda gelen bir sevinç günüdür. Bayram aynı zamanda bir hatırlatma günüdür. Kapısını uzun zamandır çalmadığımız bir akrabayı, gönlünü almayı ertelediğimiz bir dostu, yalnız yaşayan bir komşuyu hatırlama zamanıdır.Eskiden bayram sabahları çok daha farklı bir havaya sahipti. Gün daha aydınlanmadan insanlar bayram namazına gider, ardından mezarlık ziyaretleri yapılırdı. Evlerde hazırlanan ikramlar misafir bekler, kapı kapı dolaşan çocukların şeker sevinci sokağa ayrı bir neşe katardı. Belki zaman değişti, şehirler büyüdü, hayatın temposu arttı ama en azından bazı kişiler için bayramın ruhu aslında hiç değişmedi.Bugün de en büyük ihtiyaç belki de o eski sıcaklığı yeniden hatırlamak. Bir telefon açmak, bir kapı çalmak, bir büyüğün elini öpmek… Bazen küçük gibi görünen bu davranışlar, insanların kalbinde büyük bir yer tutabiliyor.Ramazan Bayramı aynı zamanda kırgınlıkları geride bırakmak için de en güzel fırsatlardan biridir. Günlük hayatın içinde büyüyen küçük meseleler, çoğu zaman ilişkilerin arasına mesafe koyabiliyor. Oysa bayramlar, insanlara yeniden bir araya gelme ve gönül alma imkânı sunar.Belki de bu bayram en çok ihtiyacımız olan şey biraz daha hatırlamak, biraz daha paylaşmak ve biraz daha yakın olmaktır. Çünkü bayramı bayram yapan şey sofralardaki tatlılardan çok, insanların birbirine gösterdiği samimiyet ve sevgidir. Eğer o duygu yaşatılabiliyorsa, işte o zaman bayram gerçekten bayram olarak yaşanır.


© Konya'nın Sesi