SINAV GÜNÜ |
Gözümüzün nuru, geleceğimizin umudu çocuklarımız. Yıllarca verdikleri emek, çekilen meşakkat, uykusuz geceler… Arkadaşlarıyla oyun oynayacakları, gönüllerince eğlenecekleri en güzel yaşlarında onlar, masa başında sorularla boğuşuyorlar. Geleceğe umutla bakabilmek, bir is veya bir meslek sahibi olabilmek için onlarca soruyu hızlı ve doğru çözebilmenin telaşı içinde yıllarını tüketiyorlar.
Anne ve babalar ise sınav günü çocukları strese girmesin diye ellerinden geleni yaparken; diğer tarafta öğrencilere stresle başa çıkabilme, çileden çıkmadan yaşayabilmeyi öğreten birileri de var. Nasıl mı?
Öğrenci daha sınav giriş belgesini eline aldığı ilk anda şok yaşar. Çevresinde onlarca okul varken sınav yeri şehrin öteki yakasında... Sınav kâğıdında o meşhur not:
“Sınava gireceğiniz binayı, adres bilgisini teyit etmek amacıyla sınavdan en az bir gün önce dışarıdan görünüz. ÖSYM'nin bu konuda hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır.”
Ne güzel değil mi? Sorumluluk daha sınav başlamadan çocuklara yüklenir.
Sınav görevlilerine istedikleri okulu seçme hakkı tanınır, taraftarlara yüz bin kişilik statlar yapılır ama “siz bizim geleceğimizsiniz” denilen öğrencilere mahallelerindeki........