AYRILIK DUVARI
Dünyada bazı ülkelerde din ve devlet ilişkilerini ayıran bazen bir duvar görevi gören laiklik modeli farklı farklı şekillerde işlemektedir.
Amerika başta olmak üzere Almanya, Fransa, İngiltere, Belçika , Hollanda, İsveç ve diğer birçok Avrupa ülkelerin de uygulanan laiklik modelleri arasında en radikal anlayış Fransa'da uygulanmaktadır.
Bunun nedenini anlamak için biraz tarih sayfalarında dolaşmak gerekir.
Tarihte Hristiyanlığı topluca kabul eden ilk millet Franklar olmuştur. Beşinci yüzyılda Fransa kimliğinin unsuru olan Frank'ların millet olarak Hristiyanlığı benimsemesi ile birlikte Papalık, Fransa'yı "kilisenin büyük kızı " Fransızları da "Tanrının gölgesinde bir millet " olarak ilan etmiş ve bu tarihten itibaren, Fransa yönetimi ile Katolik inanç iç içe geçmiştir.
Öyle ki, O dönem Roma Katolik kilisesi tarafından atanan kardinaller Fransız kralının başbakanı statüsüne sahipti. Kralların taç giyme merasimi kilise tarafından düzenlenir ve krallar Papa'nın elinden taç giyerlerdi.
Fransızlar, uzun zaman toplumsal, siyasal, ve ekonomik olarak, katolik kilisesinin tahakkümü altında kaldığı için dinle devlet arasındaki ilişki zamanla çatışmaya neden olmuş ve sonunda devrimle beraber radikal bir laiklik anlayışı benimsenmiştir.
1790'dan itibaren yapılan değişiklikler adeta dolmuş testinin dökülmesi misali hızlı bir şekilde olmuştur. Kilisenin elindeki mülkler kamulaştırılmış, manastır yeminine son verilmiş, ruhban sınıfı ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmış, kilisenin tekelinde olan doğum, ölüm, evlilik gibi hususlar kiliseden alınıp belediyelere verilerek, evlilik sivil bir tören ve resmi nikahla gerçekleştirilmiş ve kişilere boşanma hakkı tanınmıştır.
Din ile devlet arasındaki ilişki ise, Roma Katolik kilisesi ve Fransa arasında imzalanan Konkordato göre bir dönem devam etmiştir.
Bu konkordat, Ayrılık Yasasının devreye girdiği 1905 yılına kadar yürürlükte kalmış, sonrasında ise Ayrılık Yasası ile dinle devlet birbirinden ayrılmıştır.
Bu yasa, başta Katolizm olmak üzere tüm dinleri "din " olarak değil "kült" olarak kabul etmiş ve devlet okullarında dini eğitim verilemez ilkesini koymuştur.
Ayrılık Yasası ile, Dünya ülkeleri arasında ateist bir toplum olarak tanınan Fransızları anlamak için, biraz empati kurmak ve tarihi bir perspektiften bakmak gerekli.
Neden din ve devlet arasına duvar koymuşlar.
Geçmişte din adına yapılanların acısını dindirmek için mi ?
Din işlevselliğini yitirdiği için mi ?
Dine karşı bir düşmanlıkları olduğu için mi ?
Tarih yalan söylemez tüm açıklığı ile bu günü yansıtır yeter ki tarafsız okunsun.
