We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Narsisizm

3 1 2
10.01.2021

İsmini Yunan mitolojisindeki güzel peri kızı Ekho’nun aşkına karşılık vermemesi nedeniyle kara sevdadan içine kapanarak ölmesine yol açan; bu nedenle tanrıların gazabını çekerek kendisine aşık olmakla cezalandırılan; bir nehir kenarında su içmek için eğildiğinde suya yansıyan görüntüsü karşısında büyülenip, su içmeyi ve yemek yemeyi bile unutarak kendi güzelliğini seyre dalan; Ekho gibi günden güne eriyerek kendisini tüketen ve öldükten sonra nergis çiçeklerine dönüşen yakışıklı avcı Narkissos’tan alan narsisizm, birçok ruh sağlığı uzmanı tarafından günümüzde çok hızlı yayılma eğilimi gösteren kişilik bozukluklarından birisi olarak kabul ediliyor. Ancak bu hızlı yayılmanın nedenlerine eğilmeden önce bu bozukluğunun tam olarak ne olduğunu anlamaya çalışmakta yarar var.

Türk Dil Kurumu sözlüğünde özseverlik yani, kişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu hayranlık, bağlılık olarak tanımlanan narsisizm terimini psikiyatri literatürüne sokan ilk kişi Alman psikiyatr ve suç bilimci Paul Nacke’dir. Nacke 1899’da bu kavramı kendi bedenine cinsel bir nesne olarak davranan, ona tam bir tatmin elde edene kadar bakan, okşayan, seven bir insanın tutumunu ifade etmek için kullanmıştı. Psikolojide cinselliğin önemine vurgu yapan ve narsisizm sözcüğünü kakafonik bulduğu için narsizm olarak kullanmayı tercih eden Sigmund Freud ise “Narsizm Üzerine ve Schreber Vakası” adlı eserinde, “Bu dereceye varmış olan narsizm, öznenin cinsel yaşamını içine alan bir sapkınlık anlamı taşır; sonuç olarak da tüm sapkınları incelerken karşılaşmayı beklediğimiz temel özellikleri sergiler der.

Narsisizmin Belirtileri
Günümüzde uzmanlar narsisistik kişilik bozukluğuna sahip insanlardan bahsederken, kendisinin önemli olduğu duygusu; başarıları aşırı abartma, övünme, takdir edilme isteği; sınırsız sevgi, başarı, güç güzellik gibi konulara kafa yorup bunlarla ilgili hayallere dalma; üstün olduğuna ve ancak diğer üstün insanlar tarafından anlaşılabileceğine inanma; çok beğenilme isteği; kendisinin her şey üzerinde hak sahibi olduğu duygusu; insanları ve ilişkileri çıkarı için kullanma; diğer insanlarla duygudaşlık kuramama, onların his ve isteklerini anlayamama; bir yandan kendisinin çok kıskanıldığına inanırken bir yandan da fazlasıyla kıskançlık gösterme ve küstah bir şekilde konuşup davranma gibi özelliklere sahip olduklarını dile getirirler.

Elbette bu tür özelliklerin en azından bir kısmı daha hafif dereceleriyle çoğumuzda bulunur. Hepimiz önemsenmek, beğenilmek, takdir edilmek, sevilmek, sahip olduğumuz güzellik, güç, yetenek ve başarılarımızla diğer insanlar arasından sıyrılmak isteriz. En yakınlarımız olsalar bile etkileşim içine girdiğimiz insanların ne düşündüklerini, neler hissettiklerini her zaman anlamayabiliriz. Başkalarının güzellikleriyle, yetenekleriyle ya da başarılarıyla öne çıktığı durumlarda kendimizi onlarla kıyaslarken içimizde bir sıkıntı hissedebiliriz. Bütün bunlar normaldir ve bizim narsisist olduğumuzu göstermez. Hatta uzmanlar önemli ve değerli olduğumuzu düşünmenin önemsiz ve değersiz hissetmekten daha sağlıklı olduğunu belirtmektedirler.

Normallikten Anormalliğe
Burada normal seviyeden anormal seviyeye geçiş eşiği önem kazanmaktadır. Normal sınırlar içinde hareket eden bir insan sevilmek, önemsenmek, takdir edilmek isterken, karşısındakileri de sevmeye, önemsemeye, takdir etmeye hazırdır. Normallik sınırını aşan ve narsisizmin tuzağına yakalanarak kişilik bozuklukları sergileyen bir insan ise kendisinin sevilmesini, önemsenmesini, takdir edilmesini talep ederken karşısındakileri sevmeyi, önemsemeyi, takdir etmeyi aklına bile getirmez. Buna yönelik söylemlere ve eylemlere başvurduğunda bunu gerçekten hissederek yapmaz. Bunun nedeni kendisinin önemsenmesine ve sevilmesine zemin hazırlamak için rol yapıyor olmasıdır. Bu gibi davranışlarla çevresindekilerin ilgi ve sevgisini kazandığından emin olduktan sonra çoğu zaman onların acı çekmelerine yol açan davranışlara başvurur ya da yüzüstü bırakarak hayal kırıklığına uğratır. İstediği sonuca ulaşabilmek için diğer insanları gözlemleyerek rol yapma becerilerini çok yüksek seviyelere çıkarabilir ve bu uğurda üzerinde önceden düşünülmüş incelikli yalanlar söyleyerek karşısındaki insanları aldatmaktan ve onlara zarar vermekten çekinmez.

Diğer bir deyişle, böyle bir kişi normal bir insanın içinde yaşadığı........

© Komplike Dergi


Get it on Google Play