Beşiktaş İçin 3 Puan Sürpriz Oldu

Futbol bazen çok şey anlatır, bazen de tek bir duran top her şeyi özetler…

Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında sahamızda Beşiktaş’ı ağırladık. Skor tabelasında 1-0 yazıyor. Ama bu maçın hikâyesi yalnızca o tek golden ibaret değil.

Kocaelispor hafta içi idmanlarında gördüğümüz mücadele iştahını sahaya yansıttı. Ön alanda baskı yaptı, temaslı oynadı, oyunu bozdu. İlk 45 dakikada iki takımın da kaleye gitmekte zorlandığını söylesek abartmış olmayız.

Beşiktaş temkinliydi. Risk almadı. Devre arası transferinin meyvesini topladı. Büyük takım refleksiyle sabırla bekledi.

Ve sonra bildiğimiz yerden yıkıldık.

Sezon başından bu yana duran toplarda alarm veren bir Kocaelispor var. İstatistikler ortada. Köşe vuruşlarından en çok gol yiyen takımlardan biriyiz. Beşiktaş da hafta içi buna çalışmış. Maç sonu yapılan açıklamada “Kocaelispor’un zaaflarına çalıştık, golü de çalıştığımız yerden bulduk” denmesi boşuna değil.

Golü buldular ve üzerine yattılar. Açık konuşayım; Beşiktaş İzmit’e kazanmak için değil, kaybetmemek için gelmişti. Golü bulunca da kıymetini bildi. O yüzden bu 3 puan, skor tabelasında Beşiktaş hanesine yazsa da, oyun olarak öyle büyük bir üstünlük hikâyesi yok ortada.

Gelelim hakem meselesine…

Maçın orta hakemi Cihan Aydın. Maç öncesi “deneyimli” dedik, “tecrübeli” dedik. Ama sahadaki yönetim özellikle iki pozisyonda ciddi soru işaretleri bıraktı. Ele temasta verilmeyen penaltılar tribünleri ayağa kaldırdı.

Futbol zaten kırılgan bir güven oyunu. Hakem kararları tartışmalı olduğunda, ister istemez kurumlara olan güven de zedeleniyor. Bu işin en tehlikeli tarafı da bu. Beşiktaş dört büyüklerden biri olması hasebiyle, yine olan Anadolu takımı gözüyle bakılan bize oldu. Sanki hakem kararlarını da normalleştirmeye çalışıyorlar gibi geliyor bana...

Savunma hattına bir parantez açmak lazım. Genel anlamda disiplinli ve dirençliydik. Smolcic maçın en iyilerindendi. Keita istikrarıyla güven veriyor. Kanatlar önceki haftalara göre daha derli toplu. Agyei oyun içinde birkaç hata yapsa da hücuma katkısı olumlu. Ama mesele şu: Bu takımda golü kim atacak?

Serdar Dursun mücadele etti mi? Etti. Koştu mu? Koştu. Bastı mı? Bastı. Ama santrfor dediğin tabelaya dokunur. Petkoviç ayrı bir tartışma konusu. Adam kafasına göre oynarım diyor, kafasına göre sakatım diyor. Kaleci Jovanovic'in durumu da Petkoviç'ten farksız. Tayfur ise beklentinin altında kaldı, tribün homurdandı, hoca da kenara aldı. Karol Linetty ise her hafta “bu hafta çıkış yapacak” derken performans olarak geriye gidiyor.

Maalesef hücumda net bir bitirici dokunuşlarımız yok. Bu eksik, sezonun en kritik haftalarında daha da belirginleşiyor.

Tribünlere de ayrı bir başlık açmak gerekiyor. Maç öncesi yapılan koreografi muhteşemdi. Gerçekten gurur vericiydi. Ancak futbol 90 dakika. Takım 1-0 gerideyken, son 15 dakikada tribünlerin susması kabul edilebilir değil. O anlarda takımın ateşlenmeye ihtiyacı vardı. Ses üstünlüğünü Beşiktaş tribününe bırakmak, sahadaki enerjiyi de düşürdü.

Futbolcu yorulur, hata yapar. Ama tribün yorulmaz. Ayrıca bir parantezi de misafir tribününün değiştirilme imkanı var ise, maratonla güney kale arkası arasında olmasında büyük fayda var. Örnekleri de mevcut. Mevcut yerinde yalnız kaldıkları için desibelleri yüksek. Güney doğu köşesinde ev sahibi taraftarın tezahüratı daha yüksek çıkacağı için, etki alanı azalır diye düşünüyorum. Eğer porusüdür de bir sorun yoksa, başkan ve yönetim bu konuyu ele alır diye düşünüyorum.

Bu arada Beşiktaş taraftarının neredeyse baştan sonra küfürlü tezahüratı ve yanıcı maddeleri Kocaelispor taraftarının üzerine attığı görüntüler kayıtlarda mevcut. Bakalım ne ceza alacaklar, merakla bekliyoruz.

Şimdi önümüzde iki kritik viraj var. Çarşamba akşamı İstanbul Olimpiyat Stadı’nda Beyoğlu Yeni Çarşı Spor ile kupa maçı, ardından ligde zorlu Eyüpspor deplasmanı.

Kupa maçında rotasyon bekliyorum. Olmalı da. Ama özellikle kupa maçında sürprize tahammülümüz yok. Bu takım moral arıyorsa, özgüven arıyorsa, seri galibiyetlere mecbur.

Beşiktaş maçından geriye bir mağlubiyet kaldı belki ama aynı zamanda net bir gerçek de kaldı:Savunma var. Mücadele var.

Ama duran top zaafı ve bitiricilik problemi çözülmeden, bu ligde hiçbir maç kolay olmayacak, yoksa kurtarıcı olarak Ahmet Sağat'tan umut bekleriz!

Hayırlı Ramazanlar...


© Kocaeli Koz