Gökyüzüne Düşen Uyarı: Akıl, Sabır ve Türkiye
Bir kargo uçağımız düştü…
Yirmi can. Yirmi yürek.
İlk refleksimiz “kaza” demek, çünkü milletiz biz; önce yas tutarız.
Ama sonra akıl devreye girer. Çünkü bu coğrafyada hiçbir şey yalnız düşmez:
Bazen bir uçak düşer, bazen de bir denge.
Henüz net bir veri yok. Kara kutu açılmadı, rapor bekleniyor.
Ama zamanlama, coğrafya ve sessizlik öyle bir denk geliyor ki, insan ister istemez düşünmeden edemiyor:
Bu bir teknik arıza mıydı, yoksa jeopolitik bir mesaj mıydı?
Türkiye son yıllarda sadece kendi topraklarını değil, kendi denklemini de büyüttü.
Gazze’de insanlık diliyle konuşan bir ülke olduk, Kafkasya’da barışı dillendiren, Orta Asya’da birliği kuran…
Bir yanda Rusya’yla diyalog, öte yanda NATO masasında söz sahibi.
Ama herkesin kafasında aynı soru:
Türkiye kimin tarafında?
Cevabı net: Hakikatin ve menfaatinin.
Ve işte tam da bu yüzden rahatsız olan çok.
Batı’nın korkusu, Türk-Rus sessizliğinde saklı.
Çünkü tarih defalarca gösterdi: Türkiye ile Rusya karşı karşıya gelmediği her dönemde, Avrupa’da uykular kaçtı.
Şimdi de aynı........
