MİLLET VE DEVLETE DAİR

Devlet ve millet, yumurtanın sarısı ve beyazı gibidir. Sarısı asıl olan ise beyazı o sarıyı koruyup kollayandır. Darbelere karşı, saldırılara karşı ve her türlü çetin şartlara karşı o sarıdan bir vücut bulması için fedakârlığın tarifidir.

Asıl olan, her şartta devletin bekası değil; milletin yani tebaanın huzuru, güvenliği ve temel ihtiyaçlarının korunmasıdır ve devlet bunun için vardır. Hukuka uygunluk da mevcut olduğu milletin örf ve adetlerine, inançlarına ve var olma hakkına saygılı olarak; kişisel taleplerin değil, toplumsal bütünlüğün geleceği için şekil almak ve uygulamaktır.

Devletler, kendilerini var eden milleti var etmek için olursa demokrasiyi özümser ve halkın beklentilerini ve taleplerini doğru algılayıp doğru çözüm üretmek için gayret içinde olurlar.

Her şeye rağmen var olmak ise o zaman işte Suriye olur, İran olur, İsrail olur; yani kişi ya da ideoloji odaklı ve bu ideolojinin arkasında semiren kişiyi korumak üzere bir yapılanma olur.

Sonuçta millete rağmen ama söylemde millet için hareket eden devlet, milletini ezen ve gözyaşında var oluşu sorgulanan olur.

Kendini var eden milleti olmazsa olmazı kabul eden devletin varlığının devamı, milletin var oluşu olur ve millet de var olabilmek........

© Kocaeli Koz