ÖĞRETMENLERE İDARİ GAZETECİLERE YARGI SORUŞTURMASI |
Sevgili okuyucularım Türkiye son 10-15 yıldır çok farklı bir yere savruldu. 10-15 yıl önce kesinlikle olmaz dediğimiz her şey yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor.
Bir ülkeyi, toplumu ayakta tutan değerler vardır. Milli ve manevi değerler, bunları duyarsızlaştırırsanız koskoca bir kaosla karşı karşıya kalırsınız. Hoş bu ülke insanının kökleri sağlamdır, binlerce yıllık geleneği vardır, 10-15 yılda öyle çökecek bir değeri yoktur. Fakat milli ve manevi değerleri geçici bir süre duyarsızlaştırabilirsiniz.
Dindar nesil yetiştireceğiz diye yola çıkanlar gençliğimizi nereye sürüklediklerini üzülerek ve içimiz kan ağlayarak görüyoruz. Gençlik maalesef ateist ve deist bir gençlik oldu. Milli ve manevi değerlerimize karşı duyarsızlaştırıştı. Sadece manevi boyutu ile değil bu dönüşüm milli değerler üzerinde de kapatılması çok zor yaralar açıldı.
Öğretmenlere idari, gazetecilere yargı soruşturmasına geleceğim lakin öncelikle biz bu duruma sosyolojik ve kültürel olarak nasıl geldik bunu tespit etmemiz lazım.
Okullarımızdan milli değerler ötekileştirildi, andımız bile FETÖ projesi olmasına rağmen okullarımıza tekrar geri dönmedi. Milli kahramanlar asgari düzeyde ders kitaplarında yer aldı. Atatürk İlke ve İnkılaplarına saldırılar had safhaya ulaştı. Yani bizi biz yapan tüm değerlerimiz bilinçli olarak hafızamızdan sökülüp atılmaya çalışıldı.
Bir yanda gençlerimiz deist, ateist olurken, milli değerlerden uzaklaştırılırken, bir yandan da bebek katili topluma kurucu önder diye servis edildi. Toplumsal bu dönüşüm kamu kurumlarında ki yönetim biçimine de yansıdı, sadece yönetim biçimiyle de değil bir anlayış oldu.
Duyarsızlaştırmak…. Önce toplumsal duyarsızlaştırma ardından kamusal duyarsızlaştırma.
Bilmem anlatabildim mi? Evet şimdi asıl konumuza gelelim sevgili okuyucularım. Körfez ilçesindeki 23 Nisan kutlamalarında yaşanan bayrak krizine.
Türk........