İSMET ABİNİN ARDINDAN

Aynı çatı altında 8 yıl çalıştık, bizim için duayen bir gazeteciydi, her sabah yazılarını okumadan güne başlamazdık.

Kelimelerle dans ederdi İsmet abi, yazıları o kadar akıcıydı ki yarım bırakamazdınız. 2000’li yılların ortalarında Türkiye’de olduğu gibi Medya kentimizde bu kadar gelişmemişti.

Okunabilecek 3 gazete vardı, 4. Gazete yoktu. Yerel gazeteler kendi aralarında kırmızı, mavi ve yeşil olarak ayrılırdı. İnternet gazeteciliğinin olmadığı zamanlar.

İsmet Çiğit tabuları olan bir gazeteciydi, kente olduğu gibi çalışanlarına karşı da hoşgörülü bir isimdi.

Sadece işini yapardı, kimsenin işine karışmazdı. Sabah gazeteye ilk o gelirdi, elinde sigarası klavye başında makalesini yazardı.

Makalelerini hep sabah kaleme alırdı, kafası daha berrak olur, gün içerisinde ki haber yoğunluğu makale yazmasına engel olmasını istemezdi.

Ziyaretçisi çok fazlaydı, her kesimden insan yanına gelir İsmet Çiğit ile sohbet ederdi, kendine ait bir odası bile yoktu, ne konuşuyorsa çalışanların yanında konuşurdu. Kapalı kapılar ardında bir hesabı yoktu.

Açık sözlüydü, birine destek vereceği zaman çekinmeden makalesinde dile getirirdi. Birine köstek olacaksa da bunu makalesinde nedenlerini açıklayarak yazardı. Kafasının arkasında başka bir hesap bulamazdınız.

Bir sabah geldi, ‘’gazeteyi satacağım’’........

© Kocaeli Koz