BİRAZ GAZETEDEN HABER VEREYİM

İnanın sevgili dostlar kentimizde gazetecilik yapmak sırat köprüsünde yürümek gibi bir şey. Eğer işinizi düzgün yapmaya çalışıyorsanız, emek veriyorsanız hele bir de çok kafaya takıyorsanız işiniz çok zor.

Yıllarca gazetelerde çalıştım, haber yapıyor maaşımı alıyordum. Önceliğim atlatma haberler yapmaktı. Karakollarda, hastanelerde haber bulabilmek için sabahladığım çok günler oldu. Haber yaparken kovalandığımız, hakarete uğradığımız nice örnek vardır meslek yaşantımızın içerisinde.

Bu zorluğu işimizin bir parçası olarak gördük. Yıllar geçti, sokaktaki bu deneyimimizi artık taçlandırmak istemiştim. Ama ne taçlandırma?

Koz’u kurduk, artık masanın diğer tarafına geçmiştim. Gelir gider dengesini hesaplamak bir yandan haber üretmek…

Medyanın bu kadar ötelendiği bir kentte ayakta kalmak!

Eğer isteseydim bu şehirde 3-4 apartmanım olurdu. Ama ben zoru seçtim, bu şehirde doğduk bu şehirde belki yaşayacağız belki yaşamayacağız lakin sanırım bu kente gömüleceğiz, onu da tabi Allah bilir.

Şehrimizde kriter şudur; Yürüyüş yolunda tek başına yürüyebiliyor musun…Çok önemlidir.

Elbette gazetecilik mesleğini yaparken birilerini incitebiliyor hatta kırabiliyorsunuz bu yaptığımız işin doğasında var. Haber veriyorsun, yazıyorsun bu birtakım kesimleri rahatsız ediyor.

Biz dik durmaya çalıştıkça, arka kapıda birçok hesap dönüyor, sanıyorlar ki farkında değilim. Bilmiyorlar ki şehrimiz her ne kadar Büyükşehir de olsa küçük bir köy.

Biz namusumuzla yıllardır bu işi yaparken bazı kesimlerin farklı hesap içerisinde hareket etmesini anlayabiliyorum. Para, güç önemli, gücün sembolü para ve güç. Kapitalist sistemin dayatması…

Biraz sizinle dertleşeyim dedim.

İfade ettiğim gibi gazetecilik mesleğinin her iki tarafını da........

© Kocaeli Koz