Otobüsten Bildiriyorum |
Tam 45 senedir İzmit yollarındayım. Öyle böyle değil…
Bu şehirle ilişkim “gel-geç” değil, resmen “gidiş-dönüş aboneliği.”
Ama şunu fark ettim: Bu şehri en iyi tanıtan yer ne sahil, ne çarşı… Bildiğin belediye otobüsü.
Evet evet, yanlış duymadınız.İzmit’in özeti = Otobüs.
Çünkü orada her şey var: dram, komedi, aksiyon, tartışma programı, hatta bazen canlı psikoloji seansı…
Ben genelde belediye otobüsüyle işe giderim. Ara sıra Murat kardeşle kaçamak yaparız.
Ama asıl hikâye otobüste yazılır.Aynı koltukta hayatlar kesişir.Hiç tanımadığın insanla 3 durakta hayatını paylaşırsın.
“Nerede ineceksiniz?” diye başlayan sohbet,“Bizim gelin de aynısını yaptı…” diye biter.
Bir teyzenin oğlunu aradım ben bu otobüste…Kadın numarayı buldu ama “yeşil tuşa basamıyorum” dedi.
Dedim teyze sakin ol, biz buradayız…Otobüs bir anda “Çağrı Merkezi”ne döndü.
Otobüs dediğin zaten ulaşım aracı falan değil…Toplumun fragmanı.
Bir gün…Otobüs tıklım tıklım. Nefes almak bile rezervasyonla.
Bir amca bindi.Yüksek sesle:“İLERLEYİN!”Kimse kıpırdamadı.Bir daha dedi…Bir daha…En sonunda arkadan bir ses:“Camdan mı çıkalım dayı?”
O an…Otobüste bir sessizlik…Herkes birbirine baktı.Ama kimse bir şey diyemedi.Çünkü cevap netti:İlerleyelim ama nereye?
Başka bir gün…Yine klasik kalabalık, yine klasik tartışma.Bir amca başladı:“Bu nasıl belediye, çalışmıyor!”
Karşıdan biri atladı:“Daha ne yapsın?”Diğeri:“Otobüs sayısını arttırsın!”
Bir başkası:“Mazotu kim ödeyecek? Bedava biniyorsun, daha ne istiyorsun?”
Amca da boş değil:“Ben yıllarca vergi verdim!”
O haklı…Bu haklı…Öbürü de haklı…Otobüste herkes haklı ama çözüm yok.
Sanki ülke yönetiyoruz da koalisyon kuramıyoruz.
Bir gün de öğrencilerin çıkış saati…
Çocuk bitmiş.Sırtında çanta değil, sanki kütüphane taşıyor.
Oturmuş, gözleri kapanıyor.Karşısında bir amca:“Gençler de hiç yer vermiyor!”
Çocuk önce sustu…Sonra patladı:“Sen de okul çıkışında binme o zaman amca!”
Bir anlık sessizlik…Sonra herkes içinden “doğru ama ayıp” dedi.
Çünkü gerçek şu:Genç yorgun…Yaşlı yorgun…Çalışan yorgun…Herkes yorgun.
Aslında kimse kimseye kızmıyor.Herkes hayatla kavga ediyor, yanlışlıkla birbirine çarpıyor.
Otobüs ilerliyor…Ama dertler aynı durakta iniyor.
Ve işin en tuhaf tarafı şu:Aynı otobüsteyiz…Aynı yoldayız…Ama herkesin yükü başka.
Ve galiba bu memlekette en ortak cümle şu:“Herkes haklı… ama kimse rahat değil.”
Yine de sabah biniyoruz…Akşam iniyoruz…Şoför sabrediyor, yolcu sabrediyor…En çok da hayat sabrımızı ölçüyor.
Kalın sağlıcakla…Otobüs müsait bir yerde durursa ben de burada ineceğim ?Tabi ki Koz'da