Koz'dan Yahya Kaptan’a Tramvay Macerası
Biraz haberci gözüyle bakarım, biraz da insan sarrafı gibi detay kovalarım. Tramvay dediğin zaten başlı başına memleket özeti. Bir vagona ülkenin ekonomisi, siyaseti, aşk hayatı, öğrenci bütçesi, emekli isyanı hepsi sığıyor. İnsan bazen üzülüyor, bazen düşünüyor, bazen de “Şu kapılar açılsa da kendimi aşağı bıraksam” noktasına geliyor.
Geçen gün Kozda’daki işlerimizi bitirdik. “Gökhan, hayırlı akşamlar” dedik, ardından “Hadi Yahya Kaptan’a uzanalım” diye yola koyulduk. Tabii bizim kader yine öğrenci çıkış saatine denk geldi. Tramvay desen konser alanı gibi… Oturma şansı zaten hayal. İçeri girince insan kendini poşetlenmiş domates gibi hissediyor. Güç bela bindik, ben de bir köşeye geçtim.Yolculuk başladı…
Ön tarafta iki adamın siyasi tartışması başladı. Biri sağdan vuruyor, öteki soldan giriyor. Sesler yükseldi. Tansiyon o kadar arttı ki yanında tansiyon aleti olsa büyük ihtimal “error” verecek. Bir ara biri:
— “Memleketi siz bu hale getirdiniz!” dedi.
— “Asıl siz!” diye cevap verdi.
Ben hemen olay çıkmadan pozisyon değiştirdim. Tramvayda en önemli şey hayatta kalma refleksi.Az ileride öğrencilerin olduğu........
