Hayatın En Kritik Seçimi
Bugün dedim ki, biraz dostluk konusuna gireyim…Ama öyle klasik nasihat modunda değil, biraz “yaşanmışlık hafif yanık kokusu” eşliğinde.
Ben insanlara karşı hep iyi niyetli olmuşumdur. Hani şu “bundan zarar gelmez ya” diye düşündüğünüz tip var ya… işte o benim.Çalıştığım ortamda da aynıydım. Bir gün Gökhan dedi ki:“Abi sen hâlâ akıllanmadın. Dostluk yüzünden kaçıncı kazık bu? Biraz dikkat et artık!”
Dedim ki içimden: “Abartıyor…”Sonra bir düşündüm… çocuk haklı. Excel açsam “yenen kazıklar tablosu” çıkar.
Çünkü dostluk meselesi, hafife alınacak iş değil.Hani indirimde bir şey alırsın da sonra anlarsın ya “bu niye ucuzmuş…”İşte bazı dostluklar da öyle: Başta cazip, sonra sürprizli.
İnsan sosyal varlık falan diyoruz ya… doğru.“Ben yalnız takılırım” diyenler bile 72 saat sonra rehbere bakıp:“Şu kime yazsam da ‘napıyosun’ desem?” noktasına geliyor.
Ama kritik nokta şu:Her güldüğün insan dostun........
