We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Millet bahçeleri: Hangi millete? Neyin bahçesi?

20 25 20
23.05.2022

Günlerdir, İstanbul Atatürk Havalimanı yıkımı, protestolar, bakanlığın açıklamaları, ‘pistler yıkıldı yıkılacak, avm yapılacak, Katarlılara satıldı, satılmadı’ tartışmaları ile gazeteci Hale Gönültaş’ın İŞİD örgütlenmesinin boyutlarını anlattığı ve hatta bu nedenle tehdit edildiği yazısında ki ortak öğe millet bahçeleridir. Atatürk Hava Limanı binaları ve pistleri millet bahçesi yapılmak için yıkılıyor. İŞİD’li kadının bıçaklı cihat videosu Başakşehir Millet Bahçesi'nde çekiliyor.

İki olayında ortak noktası olan millet bahçelerinin tarihçesine ve gelişimine kısaca değinelim ve bugün yüklenen anlamı birlikte tartışalım. Millet bahçeleri tarihçesine bakıldığında Osmanlı’nın geç döneminde Meşrutiyet’in ilanı ile batılılaşma eğiliminin bir parçası olarak belediye bahçeleri olarak yapılmaya başlanır. İlk örnekleri İstanbul’da Taksim ve Tepepaşı Belediye Bahçesi’dir, ancak günümüze kadar korunamamıştır. II. Meşrutiyet Vilayet Nizamnamesi’nde belediye bahçeleri “millet bahçeleri” olarak adlandırılır. Meşrutiyet’in ilanı ve modernleşme eğilimi ile her dinden her kökenden insanı kapsayan bir kavram olan Millet kavramı, millet bahçelerinin mekansal kullanımında da kendini gösterir. Millet bahçeleri yeşil alan ile birlikte içerisinde tiyatro, konser salonu, içkili lokantaların olduğu, özel olarak bir kesimi ifade eden dini ibadet yapılarının yapılmadığı modern yaşam tarzına referansla seküler yaşam tarzının izlerini taşır.

Cumhuriyet’in ilanı ile çağdaş kentleşmenin kamusal mekânları olarak bu kez her yerde büyük parklar yapılmaya başlandı. Sarayın bahçelerinin yerini halkın bahçeleri, parklar aldı. İstanbul’da Taksim Gezi Parkı, Ankara’da Gençlik Parkı, Adana’da Atatürk Parkı gibi kamusal alanlar kentin nefes alanları ve modern yaşam tarzının sosyal kültürel buluşma alanları olarak günümüze kadar varlığını sürdürdü. Kentsel ölçekte açık alanlar içerisinde önemli yer tutan parklara, kent merkezlerinde stadyumlar ve spor salonları eklendi. Meydanlar, parklar, stadyumlar toplumsal buluşma alanı olduğu kadar topluma söz söyleme alanıdırlar aynı zamanda. Binlerce insanı kent merkezlerinde buluşturan, meydanlar, parklar ve stadyumlar iktidarın hedefi haline geldi. Tribünlerin ve taraftarların toplumsal duyarlılıklarını engellemek için........

© Kısa Dalga


Get it on Google Play