menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahşabın kokusuna sevdalı Ankara’nın Aleko Ustası

40 1
26.01.2026

Ankara’da Büklüm Sokak’ta, Demirtaş Kamçıl Rahmi Bediz imzasını taşıyan, Üniversite Apartmanı’nın alt katında bir atölye, zamana meydan okurcasına emekle, sevgiyle, inatla devam ediyor. Pera Antik bu ülkenin çok katmanlı, çok kültürlü, sessiz ama dirençli hikâyesinin, ahşabın sıcaklığındaki yolculuğunun adıdır.

Bu yolculukta mekânın hikâyesi ile insanlığın hikâyesi ahşabın direncinde buluşur. Apostol Angelidis’in oğlu Aleksandros Angeledis nam-ı diğer Aleko Usta yolculuğumuzun mihmandarıdır.

Sakin güler yüzlü hali ile ahşapla birlikte yüreğini konuşturur Aleko Usta. Dudaklarından dökülen kelimeler bu ülkenin bir zamanlar doyulamayan ahlakı, güzelliği ve yaşamıdır.

Baba Apostol Angelidis, İstanbul’da Jean Psalty Mobilya Fabrikası’nda yetişmiş bir ustadır. Devlet işlerinde çalışan Rum taşeron, 1944’te Ulus’taki Meclis binasının restorasyonu için “iyi bir usta” istediğinde, Psalty’nin önerdiği isim Apostol Usta’dır. Apostol Usta’nın

İstanbul’dan Ankara’ya gelişi bir Cumhuriyet değerinin onarımı ile böylece başlar. İşler ilerledikçe Ankara onun doyduğu yer olur. O yıllarda mobilyacılar Akköprü’de mekân tuttuğu için Akköprü’de dükkân açar. Mobilya sektörünün can damarı olan Siteler’in kurulması ile Siteler’e taşınır oradan da Büklüm Sokağa.

Aleko 1958 yılında Apostol Usta’nın iki çocuğundan biri olarak, bugün artık yerinde olmayan eski Maltepe Pazarı’nın karşısındaki yokuşun başındaki evde doğar. Anıtkabir’in gölgesinde büyür. Orası sadece doğduğu yer değil, Ankara’nın insan ölçeğinde birbirini tanıdığı zamanların eşiğidir.

Rumca öğrenmesi için 6 yaşında annesi ile İstanbul’a gönderilen Aleko’nun çocukluğu, iki şehir arasında bölünür. Okul tatilleri onun için Ankara’da atölyede ahşaba dokunmaktır aynı zamanda. Yaz tatilleri ahşabın kokusuyla göz açıp kapamadan geçer. Liseyi bitirdikten sonra ahşap kokusuna hasretlik biter. 1974 yılında bugünkü küçük atölyede babası Apostol ile 1989 yılına kadar birlikte çalışır. Apostol Usta oğlu Aleko’ya el verip bu dünyadan göçünce Aleko tedirgin ama kararlı bir şekilde ahşaba hayat vermeye bir başına devam eder. Artık küçük atölyenin ustası Aleko’dur.

Bir zamanlar Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de dilleri farklı, elleri benzer pek çok atölye vardı. Ölçüleri, sabırları aynı, işleri muhteşemdi. Ustalık, bu coğrafyada her şeyden önce gelirdi. Bir mobilyanın üzerinde bir imza varsa, o imza geleceğimize atılmış bir yaşam felsefesinin ta kendisiydi.

Aleko Usta’nın küçük atölyesi bu yaşam felsefesi ve sıcaklığının taşıyıcı mekânlarından birisi. Dokunduğunuzda........

© Kısa Dalga