We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kolombiya seçimleri neden önemli?

17 3 14
24.06.2022

İkinci turu 19 Haziran’da düzenlenen Kolombiya başkanlık seçimleri Türkiye’de büyük ilgi çekti. Özellikle Kolombiya’da ilk kez solun adayının seçimi kazanması Türkiyeli muhaliflerin de önemli bir kısmını heyecanlandırmış görünüyor. 2022 Kolombiya başkanlık seçimleri gerçekten de çok önemliydi. Bu yazıda seçimlerin neden önemli olduğuna ve Türkiyeli okurun ilgisini çekebilecek bazı başlıklara değineceğim. Seçim akşamı sonuçları Mavi Defter’de yayımlanan yazımda değerlendirmiştim, o yüzden bu yazıda sonuçların üstünde durmayacağım. Onun yerine birkaç maddede seçim sonuçlarının olası etkilerine değineceğim.

Kongre’de çoğunluğun sağ partilerde olduğunu unutmamak gerekiyor, bu da demektir ki Petro’nun çeşitli sağ partilerin desteğine ihtiyacı olacak. Mart ayında yapılan yasama organı seçimlerine dair detaylı bir yazı yazmıştım, oylar birkaç kez tekrar sayıldığından sandalye sayılarında bazı değişiklikler oldu. Bu değişikliklere de Kısa Dalga için yazdığım bir yazıda değinmiştim. Bu durum Petro hükümetinin elinin kolunun bağlı olduğu anlamına gelmiyor. Bu dönem 295 üyesi olacak olan Kolombiya Kongresi’nde tam yedi siyasi parti ve ittifakın 25’in üzerinde üyesi var. Bu oluşumların beşi sağ partiler. Bu partilerden ikisinin dönem dönem Petro’nun politikalarına destek vermeleri mümkün. Bunlar, 2010-2018 yılları arasında başkanlık yapan Juan Manuel Santos’un kurduğu neoliberal Partido de la U (Halk İçin Birlik Partisi) ve Kolombiya’nın geleneksel iki partisinden biri olan Liberal Parti.

Bu dönem Kongre’de Petro’nun sol ittifakı olan Pacto Histórico’nun (Tarihi Anlaşma) 47 üyesi olacak. Merkez sol Yeşiller’in liderliğinde kurulan, bazı küçük merkez sol ve liberal partilerin dahil olduğu Umut Merkez İttifakı’nın (Coalición Centro Esperanza) 30 üyesi ve 2016’da imzalanan barış anlaşması gereği FARC’a ayrılan 10 sandalye de eklendiğinde solun önde gelen partilerinin toplam 87 üye çıkaracakları görülüyor.

Yukarıda bağlantısını verdiğim yazılarda açıkladığım yerli, siyah ve savaş mağduru kontenjanları ve senatör çıkarmak için gereken yüzde 3 barajını aşamadığı halde Temsilciler Meclisi’ne üye sokabilen küçük sol partiler de eklendiğinde yaklaşık 15 üyenin daha sol partilerle birlikte hareket etme ihtimali olduğu görülüyor. Kongre’de 46 üyesi olan Liberal Parti’nin ve 26 üyeli Partido de la U’nun desteği bu dönem Petro için çok önemli. Partido de la U, ikinci turda iki adayı da desteklemeyerek seçmenlerini serbest bırakmıştı. Liberal Parti’nin genel başkanı César Gaviria, Petro’nun başkan yardımcısı olan Francia Márquez ile tartıştıktan sonra sağın adayı Rodolfo Hernández’i desteklemişti fakat partinin desteğine rağmen Liberal Parti’de görev yapan çok sayıda siyasetçinin Petro’yu desteklediği biliniyor.

Francia Márquez de Liberal Parti’yle birlikte çalışabileceklerini açıklamış fakat neoliberalizmin temsilcisi olarak adlandırdığı Liberal Parti genel başkanının değişime karşı olduğunu belirtmişti. Parti disiplininin genel başkanın kararı yönünde oy kullanmayan herhangi bir milletvekilinin tekrar milletvekili adayı olmasının çok güç olduğu Türkiye’ye kıyasla daha gevşek olduğu Kolombiya’da, Petro parti genel başkanlarıyla anlaşamasa dahi liberal Kongre üyeleriyle tek tek görüşerek onları belirli konularda kendisini desteklemeye ikna edebilir.

Seçim neden çok önemli?

Şimdi madde madde bu seçimin neden Türkiye’de dahi bu kadar ilgi çekmesini haklılaştıracak düzeyde öneme sahip olduğunu kısaca açıklamaya çalışacağım.

1) Kıtada sol birlik: Kolombiya nüfusuna baktığımızda Latin Amerika’nın en büyük üçüncü (Brezilya ve Meksika’nın ardından), yüzölçümüne baktığımızdaysa en büyük beşinci ülkesi. Ekonomik olarak da kıtanın en büyük dördüncü ülkesi. Bölgenin en büyük ülkelerinden biri olan Kolombiya’nın hükümeti ilk kez bölgedeki sol hükümetlerle birlikte hareket edecek. Meksika, Arjantin, Bolivya, Şili, Peru, Nikaragua, Honduras, Venezuela ve Küba’da da sol hükümetler görevde.

Her ne kadar bu hükümetler arasında büyük farklılıklar olsa da çeşitli konularda ortak pozisyon almaları mümkün. Ekimde Lula seçimi kazanırsa Brezilya da bu ülkelere eklenecek. Bu demektir ki bölgenin sol hükümetleri belirli konularda birlikte hareket edebilir, Petro da zafer konuşmasında bunu ima etmişti. Meksika Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador’un basın toplantısı sırasında Kolombiya cumbia’sı çalarak Petro’nun zaferini kutladığı düşünüldüğünde birlikte hareket etme fikrinin yalnızca Petro’ya ait olmadığı kanısı güçleniyor.

Petro, seçim sonrası konuşmasında ABD kaynaklı iklim krizinin Kolombiya’ya ve Amazon Ormanları’na olan etkisinden rahatsız olduğunu ve ABD hükümetiyle diyalog kuracaklarını belirtti. Petro, birçoğu ABD ve Kanada merkezli olan çokuluslu maden ve enerji şirketlerinin Kolombiya’daki doğa düşmanı faaliyetlerine de tepkili. Bu şirketlerin bazılarının paramiliter gruplarla ilişkili olduğunu da hesaba katmak gerek. ABD hükümetiyle görüşülecek bir başka mesele de uyuşturucu ticareti. Her ne kadar uyuşturucu Latin Amerika’da üretiliyor olsa da bu üretim başta ABD olmak üzere zengin ülkelerdeki talebi karşılamak adına yapılıyor.

Latin Amerika’daki uyuşturucu sorununun başta ABD olmak üzere zengin ülkelerden kaynaklandığını ve çözümün de ancak bu ülkelerin hükümetlerinin elini taşın altına koymasıyla gerçekleşebileceğini daha önce de belirtmiştim. İklim krizi, doğa talanı ve uyuşturucu ticareti yalnızca Kolombiya’nın sorunları değil. Meksika’dan Peru’ya, Bolivya’dan Honduras’a çok sayıda Latin Amerika ülkesi bu türden sorunlarla boğuşuyor.

ABD’nin Latin Amerika ülkelerinin çıkarına olmayan ekonomi politikalarına da burada değinmek gerekir. Kolombiya’da solun başkanlık seçimlerini kazanması ilk kez ABD karşısında birlikte hareket edilebileceği anlamına geliyor. 19. yüzyıldan bu yana “ABD’nin arka bahçesi” olarak anılan Latin Amerika ülkelerinin büyük çoğunluğu hiç kuşkusuz ABD’yle olan........

© Kısa Dalga


Get it on Google Play