menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD’nin Venezuela saldırısı ve ReCordis: Bolivar’ın kılıcını hatırlamak

29 1
05.01.2026

CENGİZ ERDİNÇ

Cumartesi günü saat 02.00 sıralarında ABD Ordusu, Başkan Donald Trump’un emriyle, 40 kişinin öldüğü çatışmanın ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu ülkesinden kaçırarak New York’a getirdi. Maduro dört maddelik bir iddianamede organize suçu yönetmek ve uyuşturucu kaçakçılığı ile suçlanıyor.

ABD ile Venezuela arasındaki gerilim Pentagon’un 11 Eylül’den sonra şekillenen yeni stratejisinin gölgesinde şekillendi. Bu yeni emperyal strateji, doğrudan enerji kaynaklarına hükmetmek yerine “finansal kara delik” olarak görülen ekonomileri küresel sisteme entegre edecek müdahaleleri yapmaktı. Arap Baharı bu işe yöneldi, Tunus’ta patlayan olaylardan sonra dört ülkede rejim değişti. Özellikle Libya’da isyancıların daha başlangıçta bir merkez bankası kurması dikkat çekiciydi.

Venezuela da “finansal kara delik” ilan edilmeden önce ABD ile kokain kaçakçılığına karşı iş birliği yapıyor, ABD Venezuela güvenlik güçlerine uyuşturucu karşıtı programlarla eğitim desteği veriyordu. 1990 yılı sonunda Miami havaalanında yakalanan yarım ton kokainin izi sürüldüğünde bu uyuşturucu karşıtı programlardan birinde, CIA ajanları ile Ulusal Muhafızların DEA’nın itirazına rağmen ABD’ye 1 ton saf kokain soktuğu anlaşıldı. CIA bunun “birkaç CIA görevlisinin kötü yönetim ve kararlarının bir örneği olan üzücü bir olay” olduğunu açıklamakla yetindi. ABD’nin 1970’lerde başlayan narkotik operasyonları, İran-Contra gibi uyuşturucu karşılığı silah ticaretiyle bezendiği için CIA’in açıklaması kimseyi tatmin etmedi.

ABD’nin artan eleştirileri ve 2002 yılında 47 saat süren darbenin ardından Devlet Başkanı Hugo Chavez 2005 yılında DEA dahil olmak üzere ABD güvenlik güçleriyle bütün ilişkisini kesti. Kolombiya’nın ABD’nin desteğiyle FARC ve ELN gibi gruplara baskısının artması bu grupların Venezuela sınırına çekilmesine yol açmış, kokain trafiği de Venezuela topraklarına yönelmişti. Sınır bölgelerinde konuşlanan askerler ve Bolivarcı Sivil Muhafızlar kaçakçılığa karışmıştı. “Cartel de Los Soles” adını generallerin apoletlerindeki güneşten almıştı. Fakat bir kartelden çok, devlet ve ordu içindeki yolsuzluk ağıydı. ABD bunu giderek tırmandırılan bir stratejiyle Venezuela........

© Kısa Dalga