menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anarşizm: Mümkün ütopya!

7 1
yesterday

Antropolog, anarşist ve aktivist David Graeber’ın yazdığı “Anarşist Bir Antropolojiden Parçalar”, devletsiz toplumlar, hiyerarşik düzene sahip olmayan karar alma mekanizmaları, mecburi bir otoriteye ihtiyaç duymayan bir düzen gibi tarihte örneği birçok kez yaşanmış gerçeklikler üzerinden anarşizmin hâlâ mümkün olabileceğini, antropolojinin de buna sonuna kadar faydası olacağını ortaya koyan bir eser.

Bizde “anarşi” dendiği zaman 102 yıllık Cumhuriyet’in, ömrünün 60 yılını, her 10 yılda bir tank gibi üzerinden geçen, binlerce insanın hayatına mahveden, içinde yaşadığımız bu çarpık düzenin de altyapısının müsebbibi olan darbeler akla gelir.

Yöneticiler, krizlerin üstesinden gelememiş, ekonomik sorunlar patlak vermiş, kardeş kardeşe yedirilmiş, bütün bunlar nedeniyle de asker “düzen ve intizam” için yönetime el koymuştur. Binlerce kişiyi hapislerde çürütmüş, başbakanını idam etmiş, kendi halkına bok yedirmiştir. Bunu da anlamını dahi bilmediği “sokaktaki anarşi”ye bağlayıp güzelce bir kılıf uydurmuştur.

Paçalardan akan bir çürümeyle son 22 yılımızı heba eden bir iktidara kapı açılmış, o iktidar da bunu ziyadesiyle kullanıp, yurttaşlarını selefleri gibi “50 cent”e değil de açlık sınırının altındaki asgari ücrete ve emekli maaşlarına talime bırakmıştır. Ne yüzünden? Bir avuç “elit”in, yani “yönetici”nin çıkarları yüzünden. Peki ya yöneticiler olmasaydı? Halk, gerçek anlamda kendi kendini yönetebilseydi ne olurdu? Çoğunluğun cevabı büyük ihtimalle ya “Birbirini öldürürler” ya da “Bu cahil halk kendini nasıl........

© Kısa Dalga