We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

TÜRKİYE'DE BİR MESLEK OLARAK ULUSLARARASI İLİŞKİLER

6 0 28
01.05.2022

Bizim disiplin sıkıcıdır. Yenidir. Felsefenin, Siyaset Biliminin köklü tartışmalarını, ilginç dedikodularını içermez. Odağı sınırlıdır. Devletlerin, özellikle bizimkilerin gözünü diktiği modern devletlerin kalın kabukları vardır. İçine bakmak da, genelde, bizimkilerin işi değildir. Bütün bunlara özellikle son dönemde iyice yaygınlaşan niceliksel uluslararası ilişkiler çalışmalarını da eklersek iş iyice sıkıcılaşır. Orta düzeye takılmış, insanlığın evrensel sorunlarından uzaklaşmış, heyecanını ve anlama çabasını kaybetmiş bir disiplin kalır geriye.

Oysa uluslararası ilişkiler mesleğini çalışmak zevklidir. Çünkü konu devletler değil insanlardır. İnsanlar ne yaparlar, niye yaparlar, niye bir yerde öyle yaparken başka bir yerde başka türlü yaparlar? Siyaset, ideoloji, tarihsel önyargılar ve kişisel çıkarlar bu süreçlerde nasıl rol oynar? Bütün bu soruların ortasında etiyle kemiğiyle insanlar vardır. İnsan ilişkileri de hemen her zaman uluslararası ilişkilerden daha ilginçtir.

Ben de, hazır Ukrayna Savaşı disiplini popülerleştirmişken, Türkiye’de uluslararası ilişkiler çalışanlar üzerine bir kaç not düşeyim istedim. Ben bizim disiplinde üç akademisyen kategorisi görüyorum. Açıklamaya çalışayım:

Elit Uluslararası İlişkilerciler

Bu grubu, büyük şehirlerin merkezi üniversitelerinde bulabiliriz. Genellikle ABD ve İngiltere’nin köklü üniversitelerinden doktoraları vardır. İngilizceleri kusursuzdur. Batı akademisi ile ilişkileri geniştir. Referansları para eder. Alanın öncüleri olmalarına rağmen bu grubun eski kuşağı arasında derinlikli çalışma yapan azdır. Geneli Türkiye’nin İngilizce literatürde pek tanınmadığı zamanlarda, ülkenin temel tartışmalarını yurtdışına özetleyerek, unvan almışlardır. Bu ihtiyaç zamanla azaldığı için, zaten kendileri de çoktan profesör oldukları için, artık pek yazmazlar. Her mesleğin eliti gibi bu grup da mesleği teknik bir iş olarak görür. Siyasi tavır alanları azdır. Siyaseten sesleri pek çıkmamasına rağmen elitlerin iktidarla ilişkileri zayıftır. Arada kan uyuşmazlığı vardır. O yüzden, genelde saygı görürler ama öğrencilerine kadro bulmaları zordur. Birisi için telefon açıp iltimas istemeyi kendilerine yakıştırmazlar, açıkcası beceremezler.

Genç kuşak başka hikayedir. İngilizce ve batı bağlantıları bu kuşakta da........

© Kısa Dalga


Get it on Google Play