Ergenlikte Meta-Biliş: düşünceyi düşünmenin gücü
Ergenlik dönemini çoğu zaman duygular, kimlik arayışı ve iniş çıkışlarla tanımlarız. Oysa bu dönemde çok güçlü becerilerin gelişimi de yaşanır, önceki haftalarda ileri muhakeme ve kritik düşünceden bahsetmiştir. Bu dönemde, bilişsel becerilere bir de meta-biliş, yani “düşünceyi düşünme” becerisi ekleniyor.
Meta-biliş, kişinin yalnızca ne düşündüğünü değil, nasıl düşündüğünü fark etmesi demektir.“Ben bunu neden böyle yorumladım?” “Ben en iyi nasıl öğreniyorum?” “Bu kararı verirken neye göre hareket ettim?”
Bu sorular, ergen beyninde yavaş yavaş yer etmeye başlar. Çocuklukta düşünme daha otomatik ilerler; kişi düşünür ama düşüncesinin farkında değildir. Ergenlikle birlikte zihin, kendi işleyişine dönüp bakabilmeye başlar. Bu, aslında zihinsel gelişimde çok kritik bir eşiğe işaret eder. Çünkü meta-biliş sayesinde birey artık sadece dünyayı anlamaz, kendi zihnini de anlamaya başlar.
Peki, meta-biliş dediğimiz beceri neden bu kadar önemli?
Meta-biliş, öğrenmeden karar vermeye, duyguları düzenlemeden ilişkiler kurmaya kadar birçok alanın temelinde yer alır. Bir genç düşünme süreçlerini fark ettiğinde, hangi yöntemle daha iyi öğrendiğini keşfeder, hangi durumlarda aceleci davrandığını anlar, hangi düşüncelerinin onu zorladığını fark eder ve bu farkındalık, onun kendini yönetme becerisini güçlendirir.
Örneğin meta-biliş geliştirmiş bir genç şöyle düşünebilir “Ben sınavdan önce panik oluyorum ve bu yüzden bildiklerimi unutuyorum. Belki önce kendimi sakinleştirmem gerekiyor.” Bu, yalnızca........
