We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Neofitu, siyasi eşitlik, çözümün yolu ve bakış açısı...

1 2 2
01.03.2021

Güney Kıbrıs'ın en önemli iki siyasi partisinden birisi olan Demokratik Seferberlik Partisi'nin (DİSİ) başkanı Averof Neofitu'nun geçen hafta yaptığı ve Kıbrıs sorununun çözümünü ön plana koyan açıklamaları sonrası siyasi tartışmaların odağında bulunuyor.

Neofitu'nun geçen hafta başında İngiliz Planı ile ilgili yaptığı "elimizin tersiyle itemeyiz" açıklamasının ardından, Kıbrıs sorununun en kadim konularının belki de başında gelen siyasi eşitlikle ilgili de "Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini kabul etmeliyiz" şeklindeki ifadeleri de oldukça dikkat çekicidir.

İki bölgeli, iki toplumlu federal çözümün en önemli hususlarından olan siyasi eşitlik, Kıbrıslı Türkler için çoktan kabul edilen ancak bir türlü pazarlık konusu yapılmaktan çıkartılmayan bir konudur.

Ondan ötesi, siyasi eşitlik denilen şey federal bir modelin zaten olmazsa olmaz bir hususudur, tartışmaya da açık olmamalıdır.

Ancak konu Kıbrıs sorunu ve onun komplike doğası olunca, her konu -üzerinde uzlaşı olsa bile- tekrar tekrar açılmaya mahkum oluyor.

Yoksa, BM Güvenlik Konseyinin 11 Ekim 1991'de aldığı 716 sayılı kararın 4. maddesi (OP4) "Güvenlik Konseyinin Kıbrıs sorununun çözümü yönündeki pozisyonu, Genel Sekreterin (Perez de Cuellar) 8 Mart 1990 tarihli raporunun 11. maddesinde de belirttiği gibi, siyasi olarak iki eşit toplumun bulunduğu, bir tek Kıbrıs Devleti olarak görüldüğünü yeniden teyit eder" demektedir.

İşte adına BM parametresi denilen ve kısaca 'iki bölgeli, iki devletli, siyasi eşitliğe dayanan bir federal çözüm' öngören şeyin son kısmının açık şekilde kabulünün ifadesi budur.

Söz konusu karar ve ilgili paragrafa ondan sonra alınan ilgili BM kararlarında sürekli atıf yapılmış, bunun en son örneği ise 25 Kasım 2019'da Berlin'de düzenlenen üçlü zirve (Guterres-Akıncı-Anastasiadis) sonrası yapılan açıklamada olmuştur.

Tam da bu noktada Neofitu'nun 'söz verilen siyasi eşitliği kabul edelim' şeklindeki açıklaması bir yandan önemli, öte yandan kendi içinde birtakım sıkıntılar barındırmaktadır.

Daha net yazacak olursam, son 1 yıldır Türkiye'nin ray değiştirmesiyle birlikte yükseltilmeye başlayan iki devletli ayrılıkçı çözüm modeli karşısında, sürekli şekilde yukarıda bahsettiğim BM parametrelerine sığınan, uluslararası topluma bu konuda şikayette bulunan Rumların, iş siyasi eşitliğe gelince yan çizmeye çalışması, parametreden bahsederken son kısmını çıkarıp, 'iki bölgeli, iki devletli' demesi belli bir siyasi angajmanın eseridir.

Zira Rumlar bu noktada siyasi eşitlik konusu ellerinde tutup,........

© Kıbrıs Postası


Get it on Google Play